Salih Şengül
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 3
- Olay Özeti
AİHM'nin 16 Temmuz 2013 tarihli kararındaki iddialara göre; 24 Temmuz 1994'te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Ormancık mezrasına bir operasyon düzenleyen jandarmalar, köyün erkeklerini meydandaki helikopter pistinde topladı. Jandarmaların toplanma çağrısına karşı koyan Kerem İnan adlı bir köylü Ortaklar Güçlendirilmiş Jandarma Karakolundan bir jandarma astsubay tarafından vurularak öldürüldü. Alanda toplanan köyün erkekleri çırılçıplak soyularak dövüldüler. Bu muameleye itiraz eden ve o sırada hamile olan iki kadın da jandarmalar tarafından dövüldü ve ikisi de daha sonra düşük yaptı. Köydeki tüm evleri ateşe veren jandarmalar daha sonra Cemal Sevli, Reşit Sevli, Aşur Seçkin, Salih Şengül, Yusuf Çelik, Naci Şengül ve Kemal İzci'yi askeri araçlara bindirerek gözaltına aldı.
Yolda köye doğru gelen ve içinde toplam 10 kişi olan iki aracı durduran jandarmalar, araçlardaki dört çocuğu serbest bırakıp Hayrullah Öztürk, Abdullah İnan, Mirhaç Çelik, Seddik Şengül, Casım Çelik ve Hurşit Taşkın'ı da gözaltına aldı. Jandarmaların köyün boşaltılmasını istemesi üzerine, geri kalan köylüler sınırı geçerek Irak'ın Duhok kenti yakınlarındaki Atruş Mülteci Kampı’na sığındılar ve 1997'ye kadar orada kaldılar. O gün olanlar resmi evraklara Ortaklar köyündeki tüm ev ve malların çıkan bir çatışmada yandığı şeklinde geçti.
Temmuz 1998'de Şemdinli'yi ziyaret eden dönemin milletvekillerinden Naim Geylani, olayla ilgili bilgi aldıktan sonra Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından bir inceleme başlatılması yönünde talepte bulundu. Bu talep ve araştırılması istenen olayla ilgili iddialar bir gazetede de yayınlandı. Bunun üzerine Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Temmuz 1998'de Şemdinli Cumhuriyet Savcılığından olayla ilgili bir soruşturma başlatmasını talep etti. Açılan soruşturma kapsamında Ağustos 1998 ve Ocak 1999'da kayıp yakınları ifade verdiler. Savcılık, olay günü Ormancık'a düzenlenen operasyonun başındaki Ortaklar Güçlendirilmiş Jandarma Karakolu Komutanı komando piyade yarbayın ve Kerem İnan'ı öldürdüğü iddia edilen astsubayın da soruşturma kapsamında ifadesini aldı. İkisi de iddiaları reddetti.
Bir askerin savcılığa "12 köy korucusu Derecik İç Güvenlik Taburu bahçesine gömüldü," yönünde bilgi vermesi üzerine 2009 yılında Şemdinli Cumhuriyet Savcısı ve Hakkari Barosundan dört avukatın nezaretinde kazı çalışması yapıldı ancak herhangi bir bulguya rastlanmadı. Casım Çelik, Cemal Sevli, Yusuf Çelik, Mirhaç Çelik, Naci Şengül, Seddık Şengül, Reşit Sevli, Kemal İzci, Hayrullah Öztürk, Salih Şengül, Hurşit Taşkın, Aşur Seçkin ve Abdullah İnan’ın akıbetleri halen bilinmiyor.
- Konum
Enlem: 37.3034419
Boylam: 44.57696
- Konum
- Şehir
- Hakkari
- İlçe
- Şemdinli
- Kaybedilme Tarihi
- 24 Tem 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 38
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- AİHM Kararı
- Sözleşme maddelerinin ihlal edildiği kararı
- İhlal Edildiğine Karar Verilen AİHS Maddeleri
- Madde 2: Yaşam hakkının esastan ihlali
- Madde 2: Yaşam hakkının usulden ihlali
- Madde 3: Başvuran açısından işkence yasağının ihlali
- Madde 5: Özgürlük ve güvenlik hakkı
- Hukuki Süreç Özeti
Temmuz 1998'de Şemdinli'yi ziyaret eden dönemin milletvekillerinden Naim Geylani, olayla ilgili bilgi aldıktan sonra Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından bir inceleme başlatılması yönünde talepte bulundu. Bu talep ve araştırılması istenen olayla ilgili iddialar bir gazetede de yayınlandı. Bunun üzerine Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Temmuz 1998'de Şemdinli Cumhuriyet Savcılığından olayla ilgili bir soruşturma başlatmasını talep etti. Açılan soruşturma kapsamında Ağustos 1998 ve Ocak 1999'da kayıp yakınları ifade verdiler. Savcılık, olay günü Ormancık'a düzenlenen operasyonun başındaki Ortaklar Güçlendirilmiş Jandarma Karakolu Komutanı komando piyade yarbayın ve Kerem İnan'ı öldürdüğü iddia edilen astsubayın da soruşturma kapsamında ifadesini aldı. İkisi de iddiaları reddetti.
Savcılığın, gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan 13 kişinin akıbetini soran yazısı üzerine, 11 Ağustos 1998'de jandarmadan, bahsi geçen 13 kişinin gözaltına alındıktan sonra Derecik Askeri Üssüne götürüldüğü, sorguları tamamlandıktan sonra da serbest bırakıldıkları; aralarından sadece Aşur Seçkin'in serbest bırakıldıktan sonra örgüte katılmak üzere kaçmaya çalıştığı ve o sırada nereden geldiği belirlenemeyen bir kurşunla yaralanarak öldüğü iddia edildi. Savcılığın 13 Nisan 1999'da hazırladığı fezlekede yarbay ve astsubay şüpheli sıfatıyla yer aldı. Fezlekede, olay tarihinde Ormancık yakınlarında çıkan çatışmada iki askerin öldüğü, 14 askerin yaralandığı bir çatışmanın yaşandığı; bu çatışmanın hemen ertesinde örgüte lojistik yardım sağladığı düşünülen korucu köyü Ormancık'a aralarında yarbay ve astsubayın da yer aldığı bir grup jandarma tarafından operasyon düzenlendiği ve müşteki ifadelerinde yer alan zorla kaybetme, işkence, köy yakma ve boşaltmanın yaşandığı yer aldı. Savcılık, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğu iddiasıyla dosyayı Hakkari Cumhuriyet Savcılığına gönderdi. Hakkari Cumhuriyet Savcılığı 22 Nisan 1999'da yetkisizlik kararı verdi ve dosyada adı geçen şüpheli memurların yargılanabilmeleri için izin alınması gerektiğini iddia ederek dosyayı Şemdinli İdare Mahkemesine gönderdi.
Şemdinli İdare Mahkemesi 8 Haziran 2000'de şüpheli yarbay ve astsubayın yargılanmaları için izin talebini reddetti. Karar, dosyada yer alan şikayetçilerin avukatlarına bildirilmediyse de İdare Mahkemelerinin kararları otomatik olarak temyiz edildiği için dosya Van Bölge İdare Mahkemesine gönderildi. 18 Temmuz 2000'de Van Bölge İdare Mahkemesi alt mahkemenin kararını onadı ancak bu karar da müşteki avukatlarına bildirilmedi. 4 Nisan 2002'de kararı, yazdığı bir bilgi edinme talebi dilekçesiyle öğrenen müşteki avukatı, iç hukuk yollarının tıkanmasıyla 10 Eylül 2002'de AİHM'ye başvurdu. AİHM, Casım Çelik, Cemal Sevli, Yusuf Çelik, Mirhaç Çelik, Naci Şengül, Seddık Şengül, Reşit Sevli, Kemal İzci, Hayrullah Öztürk, Salih Şengül, Hurşit Taşkın, Aşur Seçkin ve Abdullah İnan'ın zorla kaybedilmesine ilişkin sözleşmenin yaşam hakkını düzenleyen 2., işkence yasağını düzenleyen 3. (başvuranlar tarafından), ve kişisel özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. Maddelerinin ihlal edildiğine karar verip, Türkiye Cumhuriyeti Devletini tüm mağdur yakınlarına maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
Bir askerin savcılığa "12 köy korucusu Derecik İç Güvenlik Taburu bahçesine gömüldü," yönünde bilgi vermesi üzerine 2009 yılında Şemdinli Cumhuriyet Savcısı ve Hakkari Barosundan dört avukatın nezaretinde kazı çalışması yapıldı ancak herhangi bir bulguya rastlanmadı. Casım Çelik, Cemal Sevli, Yusuf Çelik, Mirhaç Çelik, Naci Şengül, Seddık Şengül, Reşit Sevli, Kemal İzci, Hayrullah Öztürk, Salih Şengül, Hurşit Taşkın, Aşur Seçkin ve Abdullah İnan’ın akıbetleri halen bilinmiyor.
29 Temmuz 2013 tarihinde Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, ilgili olayda kaybedilen kişilerin cenazelerinin Derecik İç Güvenlik Piyade Taburunun güneybatısında bulunan bir dereciğe atıldığı iddiasına binaen, cenazelere ulaşılması için gerekli işlemlerin yapılması, yakınların talep ettikleri yerlere gömülmesi ve son olarak sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması talepleri ile bir dilekçe gönderildi. Dilekçeye cevap alınamaması nedeniyle 2014 yılında aynı talep yinelendi. Konuyla ilgili Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığında 2014/1548 numaralı soruşturma dosyası görülüyordu.
Temmuz 2023 yılında Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığında bazı isimlerden yapılan sorgularda 2014/1548 esas numaralı dosyaya ulaşılmıştır. Dosyada Derecik İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 13 Nisan 2022 tarihli araştırma tutanağında somut bir delil bulunmadığı bilgisi verilmiştir. Dosyada en son Derecik İlçe Jandarma Komutanlığına 17 Mayıs 2023 tarihinde Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Soruşturma konusu olaya ilişkin dosya kapsamında mağdur olan köylüler için somut bir delilin bulunmadığı, olayın olduğu bölgelerde araştırmaya devam edilmesi, somut bir delile ulaşılması durumunda Cumhuriyet Başsavcılığımızla irtibata geçip talimat alınması,” şeklinde bir müzekkere gönderilmiştir.
Dosyada ayrıca daimi arama kararı bulunmamaktadır. Dosya içerisinde aynı olaya ilişkin başka bir dosyada verilen bir daimi arama kararı bulunmaktadır. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/1417 soruşturma numarası üzerinden 10 Kasım 2020 tarihinde Derecik İlçe Jandarma Komutanlığına daimi arama kararı göndermiştir. Bu kararda ismi geçen 15 müşteki: Emrullah Öztürk, Hamayil İnan, Kimet Şengül, Marya Çelik, Şakir Öztürk, Şekirnaz İnan, Zübeyda Uysal’dır. Dosya bu haliyle 6 Kasım 2020 tarihinde ayırma kararı verilerek zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. Karar şu şekildedir: “Bazı Şüpheliler için suçun dava zamanaşımına uğramaması ve dosyanın uzamaması için kimliği tespit edilemeyen şüpheliler yönünden her iki dosyanın tefrikine…evrakın 2020/1417 dosyasına kaydına” denilerek dosya tefrik edilmiştir.” (Karar No: 2020/38, Karar Tarihi: 06.11.2020)
Söz konusu olay mevcut durumda 2014/1548 ve 2020/1417 dosyalarında soruşturulmaktadır. 2014/1548 dosyasında Derecik Komutanlığı tarafından belli aralıklarla “Somut bir delil bulunmadığını,” belirten araştırma tutanakları gönderilmektedir. 2020/1417 dosyasında ise meçhul şüpheliler açısından daimi arama kararı verilerek dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. Bu daimi arama kararı ayrılan dosyada ayrıca verilmiş ve bu nedenle aynı müştekiler hakkındaki 2014/1548 dosyası da hala devam etmektedir. 2014/1548 dosyası halen daimi arama kararı olmadan soruşturulmaktadır. Temmuz 2023 itibariyle bilgiler günceldir.