Mursal Zeyrek
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Çiftçi
- Olay Özeti
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, Şırnak'ın Silopi ilçesi Çalışkan köyünden olan Zeyrek ailesi 1993-1994 yıllarında tarım ve hayvancılık yapmak için komşu köy olan Girêgewr (Aktepe) köyünde ikamet etmekteydi. Aktepe köyü ise Gündüz ailesinindi ve köyün sahibi S.G. idi.
1994 yılında Silopi'de Eren Tabur Komutanlığında görev yapan bir üsteğmen aynı yıl içinde Mursal Zeyrek'i üç kere gözaltına aldı ve sonra serbest bıraktı. İlk alındığında Mursal Zeyrek bir gece gözaltında kaldı. İkinci kez Mursal Zeyrek evinden, ayakkabısını bile giymesine izin verilmeden bir cipe bindirilerek gözaltına alındı ve önce Irak-Türkiye sınırına, oradan da Çalışkan'a bağlı Şehit Mesut Karakoluna götürüldü. Ardından Şehit Mesut Karakoluna bağlı Narlıdere mevkiinde bir mağaraya götürülerek boynuna, beline ve koluna silah yerleştirildi; fotoğrafları çekildi. Fotoğrafı çekildikten sonra "Tamam, senin işin bitti, gidebilirsin," denilerek gönderildi. Bırakıldıktan sonra Mursal Zeyrek başına gelenleri abisine anlattı. Üçüncü sefer gözaltına alındığında Şehit Mesut Karakoluna değil yine Eren Tabur Komutanlığına bağlı Suludere mevkiinde bir mağaraya götürüldü. Mağaranın içinde bir pınar vardı ve Mursal Zeyrek'in kafasını omuza kadar pınara sokup çıkardılar, ölümle tehdit ettiler. Mursal Zeyrek PKK örgütüne yardım ve yataklık yapmakla suçlandı ancak bu gözaltı işlemlerinde herhangi bir adli mercii önüne çıkarılmadı. 26 Mayıs 1994 tarihinde, 20 yaşına yeni giren Mursal Zeyrek'in Silopi Askerlik Şubesinden sevk belgelerini almasının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, Aktepe köyünün sahibi S.G. Habur Sınır Jandarma Bölük Komutanlığında görevli bir üsteğmenin Mursal Zeyrek'i çağırdığını söyledi. Ertesi gün sabah saat 09.00 sıralarında Mursal Zeyrek abisi ile birlikte yürüyerek Habur Sınır Jandarma Bölük Komutanlığına gitti. Hemen bölük odasına alındılar. Onları çağıran üsteğmen yanlarına geldi. Önce Mursal Zeyrek'in abisine ismini sordu. Sonra her ikisine "Ne iş yapıyorsunuz? Evinize hanginiz bakıyor? Anne babanız sağ mı ölü mü? Evli misiniz bekâr mısınız?," gibi sorular sordu; ardından da "Mursal'ı Irak'ın Zaxo şehrine yakın bir noktaya göndereceğim, oradan PKK kampları hakkında bilgi getirecek," dedi ve odadan dışarı çıktı. On dakika kadar sonra bir onbaşı içeri girdi ve "Birazdan komutanlarımız gelecek, sizi aynı odada görünce kızarlar, ayrı odalara geçin, yan yana olmayın," dedi ve abi Zeyrek'i yan odaya aldı. Onbaşı, abinin kapısını kilitlemeden dışarı çıktı. Tam altı dakika sonra abi Zeyrek kapıyı yavaşça açarak yan odadaki kardeşine bakmaya gitti, Mursal Zeyrek'in olduğu odanın kapısı açıktı ancak kendisi içeride değildi. Kardeşinin nereye götürüldüğü ile ilgili bilgi almak isteyen abi, görevli askerler tarafından binadan çıkarıldı.
Takip eden günlerde abi Zeyrek o üsteğmene giderek kardeşinin akıbeti hakkında bilgi almak istedi ancak bir sonuç alamadı. En sonunda üsteğmen "Artık elimden çıktı, üstüme gelme, çek git," diyerek abi Zeyrek'i yanından kovdu. Daha sonra abi Zeyrek ve o dönemde hayatta olan babası, Silopi İlçe Jandarma Komutanına, Silopi Askerlik Şubesi Başkanına, onları gözaltına alan üsteğmenden daha üst düzey bir yetkili olan Kapılı Jandarma Taburu komutanı olan yarbaya gittiler ancak bu kişiler "Bizim sorumluluk alanımızla ilgisi yok," diyerek herhangi bir bilgi vermedi.
Mursal Zeyrek’ten kaybolduğu tarihten beri haber alınamadı. 1999 yılında Silopi Askerlik Şubesi Başkanlığı abi Zeyrek'i çağırarak kardeşinin kayıp olması nedeniyle bir gaiplik kararı getirmesini istedi. Abi Zeyrek 15 Mayıs 1999 tarihinde Silopi Asliye Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile başvurdu ve kardeşi hakkında gaiplik kararı verilmesini talep etti. Dilekçesinde Mursal Zeyrek'in kaybediliş hikâyesini de anlattı. Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi 1 Mart 2000 tarih, 1999/47 esas ve 2000/22 karar sayısı ile davanın düşmesine karar verdi.
Abi Zeyrek, 26 Ocak 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden başvurdu; açılan 2008/3151 numaralı soruşturma kapsamında Başsavcılığa ifade vererek BOTAŞ kuyuları, Sinan Lokantası kuyusu, kimsesizler mezarlığı ve Gömülü Karakolu etrafındaki kuyuların açılarak kardeşinin bedeninin aranmasını talep etti.
- Konum
Enlem: 37.3055432
Boylam: 42.4983217
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Silopi
- Kaybedilme Tarihi
- 26 May 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 20
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada diğer nedenlerle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- AİHM Kararı
- Usülden kabul edilemezlik kararı
- Hukuki Süreç Özeti
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, 31 Aralık 2002 tarihinde abi Zeyrek, en son Habur Sınır Jandarma Bölük Komutanlığında gördüğü ve görevli üsteğmen tarafından Irak’ın kuzeyinde PKK ile ilgili bilgi toplamakla görevlendirileceğinin söylendiği kardeşinin kaybolmasıyla ilgili yapılacak şikâyetlerde kullanılmak üzere avukatına yazılı ifade verdi. Beyanlarında belirttiğine göre, 1999 yılında Çalışkan köyü muhtarı N.Y. kendisini çağırarak Silopi İlçe Jandarma Komutanlığından beklendiğini söyledi. Oradan Silopi Askerlik Şubesine gönderilen abi Zeyrek’ten kardeşiyle ilgili ifade vermesi ve 10 Mayıs 1999 tarihinde yazılan gaiplik dilekçesini mahkemeye vermesi istendi.
Abi Zeyrek’in vekili, 7 Şubat 2003 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe yazarak Mursal Zeyrek’in kaybolmasından sorumlu fail veya faillerin bulunması ve cezalandırılması için gerekli soruşturmanın başlatılmasını talep etti. 26 Şubat 2003 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2003/294 hazırlık numarasıyla soruşturmaya başlandı. Savcılık, 6 Mart 2003 tarihinde başvurucunun tanık olarak bildirdiği ve olay hakkında bilgisi bulunan köyün sahibi S.G.’yi soruşturmaya sanık olarak dahil ederek ifadesini aldı. İfadesi alınan, Mursal ve abisini gözaltına alan üsteğmen de suçlamaları reddetti. 15 Nisan 2003 tarihinde abi Zeyrek’in, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermesinin üzerine 25 Nisan 2003 tarihinde S.G. tekrar sanık sıfatıyla ifade verdi. S.G. her iki ifadesinde de konuya dair bir bilgisi olmadığını belirtti.
8 Mart 2004 tarihinde, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı sanıkların isnat edilen suçu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden sanıklar hakkında tatbikata yer olmadığı gerekçesiyle 2004/82 numaralı takipsizlik kararı verdi. Abi Zeyrek'in vekili 30 Mart 2004 tarihinde söz konusu takipsizlik kararına itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, S.G.’nin tanık olarak dinlenilmesi gerekirken sanık olarak ifadesine başvurulduğu için baskı altında tutulduğunu ve gerçeği söylemesinin önüne geçildiğini belirtti. Siirt Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Nisan 2004 tarihinde takipsizlik kararına ilişkin itirazı reddederek takipsizlik kararını onadı (Karar No: 2004/65).
Kararın onanmasının ardından iç hukuk yolları tükenince abi Zeyrek, vekili aracılığıyla 3 Temmuz 2004 tarihinde AİHS’nin 2, 3, 5 ve 13. maddelerinin ihlal edilmiş olduğu iddiasıyla AİHM’ye başvuruda bulundu. 5 Aralık 2006 tarihinde AİHM 2. Dairesi, abi Zeyrek’in 33100/04 numaralı başvurusu hakkında AİHS’nin 34 ve/veya 35. maddeleri ile aranan koşulların yerine getirilmemiş olması gerekçesiyle kabul edilmezlik kararı verdi. Abi Zeyrek, 26 Ocak 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden başvurdu; açılan 2008/3151 numaralı soruşturma kapsamında başsavcılığa ifade vererek BOTAŞ kuyuları, Sinan Lokantası kuyusu, kimsesizler mezarlığı ve Gömülü Karakolu etrafındaki kuyuların açılarak kardeşinin bedeninin aranmasını talep etti.
Haziran 2023 yılında Mursal Zeyrek’in zorla kaybedilmesine ilişkin soruşturmaya dair yapılan incelemede Silopi kazısına ilişkin toplu dosyanın ilk başta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında olup 2014 yılında TMK 10. Maddesi kapsamında görevli cumhuriyet başsavcılıkları kalktığında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek iki soruşturma numarası aldığı görüldü.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2009/2117 numaralı dosya, 20 Mart 2014 tarih ve 2014/1016 karar numarası ile yetkisizlik kararı verilerek Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/939 soruşturma numarası ile gönderildi. Bu dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık görülmüştür. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 soruşturma numaralı dosyadadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/939 esas numaralı dosyada daimi arama kararı alınmış ve dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam etmektedir. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyayı incelemek için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi savcılık tarafından kabul edilmesine rağmen arşivde ve diğer alanlarda dosya hiçbir şekilde bulunamamıştır. Bunun üzerine görüşülen savcı dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiğini aktarmıştır. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 numaralı dosyaların her ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiş ve dosyalarda daimi arama kararları mevcuttur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.