İbrahim Adak
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 14 Mar 1994
- Meslek
- İşçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 2
- Olay Özeti
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede (2009/972) yer alan gizli tanık ifadelerine, yakınlarının verdiği bilgilere ve çeşitli basın-yayın organlarında yayınlanan haberlere göre, 1994 yılında Cizre'de yaşayan ve inşaat işi yapan İbrahim Adak ile muhasebecilik yapan Mehmet Gürri Özer, dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanının talimatıyla komutanın kendisi, Tayfun kodlu Hıdır Altuğ, Burhanettin Kıyak, Adem Yakin ve G.G. tarafından gözaltına alındı ve Cizre İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Bir gün boyunca gözleri bağlı bir şekilde sorgulanan Adak ve Özer daha sonra aynı ekip tarafından araçlara bindirilerek Silopi yoluna doğru götürüldü. İnci köyü yol ayrımından ayrılan araçlar kırsal alana doğru devam etti. Bir-iki km kadar gittikten sonra araçtan inen gruptan Tayfun kod adlı Hıdır Altuğ elindeki Kalaşnikof marka silahla İbrahim Adak ve Mehmet Gürri Özer'i yaklaşık iki-üç metre mesafeden ateş ederek öldürdü. Boş kovanları toplayıp bedenlerin üzerini toprakla örten grup olay yerinden ayrıldı. 14 Mart 1994 tarihinde yağan yağmurla toprak üzerine çıkan cenazelerin bulunmasından sonra tutulan olay yeri tespit tutanakları ve otopsi raporu da bu beyanları doğrular nitelikteydi. Gizli tanıkların ifadeleri sonrasında gerçekleştirilen soruşturma kapsamında müşteki sıfatıyla ifadesine başvurulan Mehmet Gürri Özer'in eşi ifadesinde, kocasından 40 gün boyunca haber alamadığını, daha sonra İnci köyü yolunda cenazesinin bulunduğu haberini aldığını anlattı. Dava iddianamesinde olay, Adak ve Özer'in, Cizre İlçe Jandarma Komutanının emriyle Hıdır Altuğ tarafından öldürüldüğünden şüphelenildiği şeklinde geçti.
- Konum
Enlem: 37.33234600000001
Boylam: 42.185474000000006
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Cizre
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Şub 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 27
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Yargılama Durumu
- Yargılandı fakat beraat etti
- Yargıtay beraat kararını onadı
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi; Yargıtay beraat kararını onadı
- Dava Adı
- Temizöz ve Diğerleri Davası
- Hukuki Süreç Özeti
Temizöz ve diğerleri adıyla bilinen dava, Cizre korucubaşı ve eski belediye başkanı Kamil Atağ’ın kardeşi Mehmet Nuri Binzet ile Sokak Lambası ve Tükenmez Kalem takma adlarını kullanan iki itirafçının (Hıdır Altuğ ve Abdülhakim Güven) ifadeleri üzerine 14 Temmuz 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameyle başladı.
İddianamede, 1993-95 yılları arasında Cizre İlçe Jandarma Bölük Komutanı Cemal Temizöz’ün Bedran kod adlı Adem Yakin, F. kod adlı F.A. ve Tayfun kod adlı Hıdır Altuğ ile gerçek isimleri tespit edilemeyen uzman çavuşlar Yavuz Güneş, Selim Hoca, Cabbar ve Tuna kod isimlerini kullanan şahıslardan oluşan sivil bir sorgu/infaz timi kurduğu, bu grupla, 21 kişiyi terörle mücadele adı altında işkenceyle sorguladığı, zorla kaybettiği ya da öldürdüğü iddia edildi. Tuna kod isimli şahsın bir trafik kazasında öldüğü ancak diğerlerinin gerçek isimleri belirlenemediği için haklarında kamu davası açılamadığı belirtildi. Sanıklar hakkında “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, örgüt üyesi olmak, cinayete azmettirmek ve cinayet”ten Cemal Temizöz için dokuz, Kamil Atağ ve Adem Yakin için yedi, Fırat Altın (Abdülhakim Güven) için altı, Hıdır Altuğ için üç, Temer Atağ için iki ve Kukel Atağ için bir kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. 2009 yılında sanıklardan Kamil Atağ, Cemal Temizöz, Temer Atağ, Adem Yakin ve Fırat Altın (Abdülhakim Güven) tutuklanarak yargılanmaya başlandı. Mart 2009’dan beri firari olarak aranan Kukel Atağ ise 8 Ocak 2010’da yakalanarak tutuklandı. Dava başladıktan yaklaşık üç yıl sonra, müdahil avukatlarından Tahir Elçi’nin çabalarıyla dönemin belgelerindeki imzalardan çapraz karşılaştırma yapılarak kimliği tespit edilen “Y.H.” ya da “Yavuz Güneş” kod adıyla bilinen Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak da 27 Temmuz 2012’de Ankara’da tutuklandı.
Bir yılı aşkın bir süre ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılanan Kukel Atağ, 18 Mart 2011’de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. 1994 yılında Cizre'de Cemal Temizöz'ün kurduğu ekipte görev aldığı ve Ramazan Uykur'u öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Temer Atağ ise suç tarihinde askerde olduğu iddiasıyla 22 Haziran 2012’de tahliye edildi. Kamil Atağ suç vasfı ve delil durumunun değerlendirilmesi sonucu 21 Aralık 2012’de; Hıdır Altuğ ve Abdülhakim Güven 8 Kasım 2013’te, Cemal Temizöz ise 12 Eylül 2014’te tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliye edildi. 23 Mart 2009’da Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı iken tutuklanan ve dokuz kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Cemal Temizöz, 2010 yılında Yüksek Askeri Şurâ tarafından emekliye sevk edildi. Davada en son tutuklanan Burhanettin Kıyak ise, üç yıla yakın tutuklu yargılanmasının ardından 2 Nisan 2015’te adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilen davada tüm sanıklar 5 Kasım 2015 tarihli duruşmada delil yetersizliğinden beraat etti.
Beraat kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25 Kasım 2021 tarihinde ikiye karşı üç oyla beraat kararlarını onadı. Bu karar sonrasında Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular halen derdest.