Nezir Acar
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Tüccar
- Olay Özeti
Ailenin Anayasa Mahkemesi başvuru dosyasında ve Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; Nezir Acar eşi ve üç oğlu ile birlikte Dargeçit'te yaşıyordu. Nezir Acar'ın evde olmadığı bir gün sabah namazına yakın askerler evlerinin etrafını çevirdi. Eşi hamileydi ve gelenlerden utanmıştı. Ona, korkmamasını, onlardan birini aramadıklarını, sadece bir ekibin gelip onların evinde saklandığı bilgisini aldıklarını söylediler. Nezir Acar eve geldiğinde eşi durumu ona anlattı. Başka bir gün akşamüzeri özel TİMler tekrar eve geldiler. Eve girenlerin üzerinde askeri elbiseler yoktu. Komutan bahçenin kapısında bekliyordu. Bu kez eşin nerede diye sordular. Acar onlara "Hani geçen gün kimseyi sormuyoruz diyordunuz, niye şimdi soruyorsunuz," diye karşılık verdi. Eşinin ne iş yaptığını sordular. Acar da eşinin hayvan alım satımı yaptığını, onunla geçindiklerini söyledi. Yalan söylüyorsun diyerek Acar'a hakaret edip gittiler.
Korktukları ve herkes onlara evlerini taşımalarının iyi olacağını söylediği için başka bir eve taşındılar. Ancak taşınmalarının üzerinden beş-altı gün geçmeden yeni evleri de basıldı. Nezir Acar yine evde değildi ancak eşi ve Nezir Acar'ın kız kardeşi evdeydi. Kız kardeşi çok korkmuştu, Acar’ın eşi onu sakinleştirdi. Gelenler kız kardeşini bir odaya sokarak Nezir Acar'ın nerede olduğunu öğrenmeye çalıştılar, o da bilmediğini söyledi. Sonra Acar'ın eşinin yanına gelerek itip yere düşürdüler. "Niye kocanın ne yaptığını anlatmıyorsun, vallahi gelip yakalayıp öldüreceğiz," dediler. Acar, kocasının hiçbir şey yapmadığını söyledi.
Nezir Acar daha önce hiç gözaltına alınmamış, herhangi bir nedenle cezaevine girmemişti. Nezir Acar 8 Nisan 1992 günü işiyle ilgili görüşmek üzere bir arkadaşının evine gitti. Arkadaşı evde değildi; arkadaşının eşi, babası ve başka bir komşuları evdeydi. Gece 20.00 civarında evin etrafını çeviren askerler evde bulunan Nezir Acar'ı ve diğer iki erkeği gözaltına alıp halk arasında tabur diye bilinen Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığına götürdüler. O dönem Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakol Komutanı M.K.Ş. idi. Taburun bahçesinde Nezir Acar'a "Biz de seni arıyorduk," dediler ve yere yatırıp dövmeye başladılar. Nezir Acar "Vurmayın, benim hiçbir suçum yok," diye cevap verdi. Bunu söyledikten sonra da bir süre daha dövmeye devam ettiler ve üçünü birden içeri götürdüler. Hepsinin gözleri bağlıydı. Taburun içinde de Nezir Acar'ı dövmeye devam ettiler. Diğer iki erkeği de dövdüler ve sonra gece geç saatte ikisini serbest bıraktılar. Nezir Acar'dan haber alamayan babası kaymakamın yanına gitti, kaymakam ilgilenmedi. Sonra aile Mardin'e valinin yanına gitti, vali alay komutanının yanına gitmelerini söyledi. Baba Acar, Mardin Alay Komutanlığına giderek durumu anlattı, alay komutanı ona tabura soracağını, dışarı çıkıp beş dakika beklemesini sonra gelmesini söyledi. Baba Acar tekrar içeri girdiğinde alay komutanı ona “Git git, biz araştıracağız,” dedi.
Ailenin başvurduğu avukat "Devlet tarafından yapılmış olmasa bakardım," diyerek davayı kabul etmedi. Nezir Acar'ın fotoğrafını gazeteye verdiler. Cezaevine konmuş olacağını düşünen aile, orada olabileceğini düşündükleri her cezaevine gitti. Mardin Cezaevi de bunlardan biriydi ancak Nezir Acar hiçbirinde yoktu. Aradan bir süre geçtikten sonra Dargeçit'te bir akrabalarını ziyarete giderken Serdev (Altıyol) köyünde jandarma görevlilerince baba Acar ve gelini arabaya bindirilerek karakola götürüldü. Gelinini tutmadılar ancak bir asker (yüzbaşı ya da binbaşı) baba Acar'ı bir çardağın altına çekti ve "Oğlunu nasıl öldürdüysek seni de öyle öldürürüz," diyerek tehdit etti. Sonra baba Acar'ı nezarete koyması için nöbetçi askere teslim ettiler. Beş gün boyunca baba Acar nezarette kaldı. Beşinci geceden sonra baba Acar'ı taburun bahçesine çıkardılar ve gitmesini söylediler, o da akrabalarının evine gitti.
Ailesinin Nezir Acar'ı aradığı dönemde Serdev (Altıyol) köyü korucusu K.K.'nın, Nezir Acar'ın üzerinden çıkan paraları harcadığını söylediğini duyanlar oldu. Aynı zamanda Nezir Acar'ın öldürüldüğünü ve jandarma komutanlığının bahçesine gömüldüğünü söyleyenler de vardı. Nezir Acar kaybedildikten bir süre sonra askerler bir gün eşinin de yaşadığı köye geldiler. Kadınları bir yere erkekleri bir yere topladılar. Kadınların hepsini bir eve koydular. Bir ara askerlerden biri "Azrail’i çağıralım," dedi. Azrail dedikleri K.S. olarak da bilinen K.K. idi. Bir süre sonra K.K. helikopterle köye gelip iki askeri bir odaya soktu, kadınlara “Sizi birer birer o askerlere götürürüm,” dedi. İki kadını götürdü, üçüncüyü de götürmek isterken kadınlar isyan etti. K. adında Dargeçit'te başka bir kasabanın korucusu daha oradaydı ve kadınların isyanı üzerine birden silahını kaldırarak K.K.'nın üzerine yürüdü ve “Bu silahı üstüne boşaltırım, niye bu kadınlara böyle yapıyorsun,” diyerek çıkıştı. K.K. gelip "Nezir Acar’in karısı hangisi," diye sordu. Kadınlar "Nezir’in eşi burada değil," dediler. "Doğruyu söyleyin, ben onu tanıyorum, eğer aranızda görürsem sizi çok kötü yaparım," diye tehdit edince Acar buradayım diyerek öne çıktı ve "Nezir’i öldürdün bizden ne istiyorsun," dedi. K.K. "Kocanı nasıl öldürüp, kaybettiysem sana da aynısını yaparım," diye karşılık verdi. K. adlı korucu ve K.K. bunun üzerine birbirlerine girdiler. Tam o arada askerler onları çağırdı ve "Artık yeter gidelim," dediler. Bir süre sonra Nezir Acar'ın akrabaları İdil'e taşındı, Dargeçit'te kimse kalmadı. İdil'e taşındıktan sonra da beş-altı yıl boyunca polis evlerine gelmeye devam etti. Her seferinde "Nezir Acar yaşıyor mu, İstanbul'a mı gitti," gibi sorular soruyorlardı. 2010 yılında Nezir Acar'ın eşini alıp karakola götürdüler. "Eşin yaşıyor, Midyat'taymış, sen niye eve gelmiyor diyorsun,", "Sizi şikâyet edenler var," dediler. Acar, 1992 yılından beri eşinden haber alamadığını yineledi.
- Konum
Enlem: 37.5461839
Boylam: 41.720381
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Dargeçit
- Kaybedilme Tarihi
- 8 Nis 1992
- Yıl
- 1992
- Mağdurun Yaşı
- 28
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
Ailenin Anayasa Mahkemesi başvuru dosyasında ve Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; zorla kaybedilen Nezir Acar'ın babası 28 Aralık 2005 tarihinde Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi sundu; Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığında görevli soyadını bilmediği K. isimli Merkez Karakol Komutanı'nın, oğlunun kaybedilmesinden sorumlu olduğunu belirtti. Ayrıca oğlunun karakolun bahçesine gömüldüğüne dair duyumlar aldıklarını belirtti. Savcılık 2006/5 hazırlık numaralı soruşturmada öncelikle söz konusu rütbelinin kimliğinin ve tanıkların tespiti için yazışmalar yaptı. Savcılık Nezir Acar’ın gözaltına alınıp alınmadığına dair Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığından bilgi talep etti ve komutanlık 4 Nisan 2006 tarihinde böyle bir gözaltının bulunmadığını bildirdi. Savcılık şüphelinin kimliğinin Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş K.Ş. olduğunu tespit etti. Ancak Savcılık şüphelinin kimliğini Mart 2006’da tespit ettiği halde ancak 15 Mayıs 2008 tarihinde şüpheliye ulaşarak talimatla ifadesini aldı. Savcılık müştekinin bildirdiği tanıklara ulaşabilmek için uzunca bir süre adres ve kimlik araştırması yaptı ve ilk tanığı 13 Nisan 2007, E.K,’yi 29 Şubat 2008 tarihinde dinledi. Savcılık diğer tanıkları ise dinlemeden, gömülme iddiası ile ilgili bir inceleme yapmadan 16 Ocak 2009 tarihinde Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri bakımından “Ek kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdi. Şikâyetçi vekili 18 Şubat 2009 tarihinde karara itiraz etti. İtirazı inceleyen Mardin Ağır Ceza Mahkemesi 16 Mart 2009 tarihinde itirazı reddetti. Savcılık 2006/5 hazırlık numaralı dosyayı daimi aramaya aldı. Şikâyetçi vekili 7 Mart 2011 tarihli dilekçesi ile iki görgü tanığının dinlenilmesini talep etti. 8 Mart 2011 tarihinde dinlenen tanıklar şikâyetçi beyanlarını teyit etti. Savcılık 19 Haziran 2012 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2012/633 değişik iş numaralı kararıyla itirazı reddetti. İç hukuk yollarını tüketen aile, Av. Veysel Vesek aracılığıyla 16 Ocak 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurdu.
Basına yansıyan haberlere göre, Anayasa Mahkemesi soruşturmanın zaman bakımından mahkemenin yetkisinin başladığı tarihten önce kesinleştiği gerekçesiyle ailenin yaptığı başvuruyu kabul edilemez buldu.
(https://www.gazetesabro.org/2022/03/26/cumartesi-anneleri-nezir-acarin-kemiklerini-istiyoruz/)