Necat Türk
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Çoban
- Şoför
- Olay Özeti
26 Aralık 2014 tarihinde Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA), 9 Ağustos 2014 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlanan haberlere ve yakınlarının ifadelerine göre; 15 Ağustos 1992 tarihinde, Mardin ili Derik ilçesi İpek Yolu Üçyol kavşağında, şimdiki adı Ege Tesisleri olan, olay tarihi itibariyle Çeliksel Petrol Tesisleri olarak bilinen yerde, civar köyde yaşayan yurttaşların düzenlediği mitinge katılan Necat Türk (19), Rıda Yavuz (24) ve Serhat Bilen (18), mitingin bitmesinin ardından görevli askerlerin kitleye ateş etmesi sonucu yaralandı. Askerlerin açtığı ateşle Necat Türk ve Rıda Yavuz karnından, Serhat Bilen ise kafasından yaralanmıştı ve askerlerce yaralı halde gözaltına alındılar. Üç aileden de söz konusu mitinge katılanlar vardı ve miting sonrasında bazıları gözaltına alınmıştı. Ancak kendileri birkaç gün sonra serbest bırakılmasına rağmen Necat Türk, Rıda Yavuz ve Serhat Bilen'den bir daha haber alamadılar. Görgü tanıkları Rıda Yavuz’un miting alanında ölmüş olabileceğini söyledi. Necat Türk’ün yaralı olduğunun aileye söylenmesi üzerine ailesi Mardin ve Diyarbakır’daki hastanelerde oğullarını aradı, ancak hiçbir yerde bulamadı. Serhat Bilen ise askerin ateş açması üzerine kaçmaya çalışırken bir arabaya binmiş ve arabanın içinde yaralanmıştı. Olay yerine giden Serhat Bilen’in ailesine orada bulunan askerler “Oğlunun burada ne işi vardı,” diye sordu, ailenin soruları karşısında ise askerler herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söylediler.
Her üç ailenin evine de olay sonrası baskınlar yapıldı; korucu olmaları ya da göç etmeleri, çocuklarını aramamaları isteniyordu. Aileler savcılığa da başvurdular. Savcıyla konuşmak için beklerken özel timlerin savcıyı tehdit ettiğine şahit oldular. Savcı, Necat Türk’ün ailesine “Oğlunuz bayraklar nedeniyle öldürüldü,” dedi ve hazırladığı ifadeyi imzalamalarını, imzalamazlarsa kendisini öldüreceklerini söyledi. Aynı zamanda olay yerinin yakınındaki Enteri köyü sakinleri de savcı olay yeri incelemesi yaptıktan sonra herhangi bir şey bilmediklerini söyleyerek herhangi bir yerde ifade vermek istemediler.
Yetkili mercilere yaptıkları başvurulardan hiçbir sonuç alamayan aileler yıllar sonra, 2009 yılında, kendi araştırmaları sonucu Necat Türk, Rıda Yavuz ve Serhat Bilen’in Derik Belediyesi’ne ait bir mezarlıkta isimsiz bir mezara topluca kepçeyle gömüldükleri duyumunu aldı. Necat Türk’ün ailesi kepçe operatörünü dahi buldu, ancak herhangi bir bilgi alamadı. Bunun üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin şubesine başvuran aileler söz konusu mezarın yetkililerce açılması ve kimlik tespiti yapılması için İHD'den hukuki yardım talep etti.
Yapılan itirazlar sonucu, 22 Kasım 2011 tarihinde, soruşturma savcısı, adli tıp uzmanı ve teknisyenleri, olay yeri inceleme ekipleri, aileler ve dernek avukatlarının hazır bulunduğu esnada mezar açma işlemine başlandı. Belediye mezarlığı içinde bulunan ve mezar taşlarında herhangi bir isim yer almayan beş adet mezar tespit edildi ve söz konusu mezarların, 2007 yılında belediye tarafından yapıldığı, ancak öncesinde herhangi bir mezarın olmadığı bilgisi edinildi. İki gün süren çalışmalar sonucunda belirlenen mezarlarda biri kadın dört kişiye ait kemikler ve giysi parçalarına ulaşıldı. Dört kişiden biri elbiseleri ile beraber yüzükoyun, gelişigüzel mezara konulmuştu; çorabı, gri renkli pantolonu ve kareli bir gömleği vardı. İkinci kişinin kafasında siyah ve çürümemiş bir poşet bulundu; üst kısmında herhangi bir giysi yoktu ancak açık renk şalvarı ve çorapları duruyordu. Üçüncü kişinin ayaklarında ölüm öncesinde oluşmuş kırıklara rastlandı; üst kısmında herhangi bir giysi yoktu ancak açık renk şalvarı ve çorapları duruyordu. Dördüncü kişinin kemikleriyle beraber ise sadece çorapları ve iç çamaşırı lastiği bulundu; örme bir bez ve renkli bir battaniyeye sarılarak gömülmüştü. Aynı yerde bulunan ve tahminen 7.65 çapında deforme olmuş bir mermi çekirdeği de deliller arasına eklendi. Necat Türk’ün ailesi bulunan bedenler arasında çocuklarının giysilerini ve bazı uzuvlarını ayırt edebildiklerini ifade etse de yetkililerce kemik tahlilleri sonucunda bulunan bedenlerin ailelere ait olmadığı iddia edildi.
- Konum
Enlem: 37.364657
Boylam: 40.267937
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Derik
- Kaybedilme Tarihi
- 15 Ağu 1992
- Yıl
- 1992
- Mağdurun Yaşı
- 19
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Araştırma yazısı/kitabı
- Gazete veya internet haberi
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
Mardin’in Derik ilçesinde bir mitinge katıldıktan sonra görevli askerlerin kitleye ateş etmesi sonucu yaralanan ve yaralı şekilde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan Necat Türk (19), Rıda Yavuz (24) ve Serhat Bilen (18) hakkında açılan soruşturma, 1995 yılında dönemin ilçe jandarma komutanı hakkında valiliğin soruşturma izni vermemesi nedeni ile durdu. Ailelerin 2009 yılında, kendi araştırmaları sonucu Necat Türk, Rıda Yavuz ve Serhat Bilen’in Derik Belediyesi’ne ait bir mezarlıkta isimsiz bir mezara topluca gömüldükleri duyumunu alması ve yeniden İHD Mardin Şubesi aracılığıyla savcılığa başvurması üzerine açılan soruşturmada, Derik Savcılığı kaybolan şahısların orada bulunduklarında dair yeterli kanıt gösterilmediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. Karara 2010 yılında Midyat Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz edildi. Mahkeme, ayrıntılı bir araştırma yapılmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararını kaldırdı ve dosyayı Derik Savcılığına iade etti. İade kararından sonra savcılığa sunulan yeni deliller ile savcılık mezarın açılmasına karar verdi ve tarihi de 22 Kasım 2011 olarak belirledi.
22 Kasım 2011 tarihinde, soruşturma savcısı, adli tıp uzmanı ve teknisyenleri, olay yeri inceleme ekipleri, aileler ve dernek avukatlarının hazır bulunduğu esnada mezar açma işlemine başlandı. Belediye mezarlığı içinde bulunan ve mezar taşlarında herhangi bir isim yer almayan beş adet mezar tespit edildi ve söz konusu mezarların, 2007 yılında belediye tarafından yapıldığı, ancak öncesinde herhangi bir mezarın olmadığı bilgisi edinildi. İki gün süren çalışmalar sonucunda belirlenen mezarlarda biri kadın dört kişiye ait kemikler ve giysi parçalarına ulaşıldı. Dört kişiden biri elbiseleri ile beraber yüzükoyun, gelişigüzel mezara konulmuştu; çorabı, gri renkli pantolonu ve kareli bir gömleği vardı. İkinci kişinin kafasında siyah ve çürümemiş bir poşet bulundu; üst kısmında herhangi bir giysi yoktu ancak açık renk şalvarı ve çorapları duruyordu. Üçüncü kişinin ayaklarında ölüm öncesinde oluşmuş kırıklara rastlandı; üst kısmında herhangi bir giysi yoktu ancak açık renk şalvarı ve çorapları duruyordu. Dördüncü kişinin kemikleriyle beraber ise sadece çorapları ve iç çamaşırı lastiği bulundu; örme bir bez ve renkli bir battaniyeye sarılarak gömülmüştü. Aynı yerde bulunan ve tahminen 7.65 çapında deforme olmuş bir mermi çekirdeği de deliller arasına eklendi. Necat Türk’ün ailesi bulunan bedenler arasında çocuklarının giysilerini ve bazı uzuvlarını ayırt edebildiklerini ifade etse de yetkililerce kemik tahlilleri sonucunda bulunan bedenlerin ailelere ait olmadığı iddia edildi.
Aileler 24 Kasım 2011’de, olay tarihinde Derik ilçesinin en üst dereceli kolluk amiri olan ilçe jandarma komutanı hakkında soruşturma açılması için Derik Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Savcılık, üst düzey kolluk görevlileri için soruşturma açmak Hakim Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) iznine tabi olduğu için, aynı taleple HSYK’ya başvurdu. HSYK 3. Dairesinin 20 Mayıs 2014 tarihli soruşturma izni teklifi, HSYK Başkanı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından “İleri sürülen iddialar için yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Karara gerekçe olarak, açılan mezarlarda bulunan dört erkek şahsa ait kemiklerin, şikayetçi ailelerin yakınları olmaması nedeniyle daha önceki takipsizlik kararını etkileyecek delile ulaşılamaması gösterildi.
16 Temmuz 2012 tarihinde Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, İlçe Jandarma Komutanı M.Ç. hakkında 1992 ve 1994 yılları arasında Piro Ay ve Seydoş Çeviren, Yusuf Çeviren, Abide Çeviren, Ahmet Çeviren, Ramazan Çeviren, Mehmet Nejat Arıs, Vejdin Avcıl, Mehmet Erek, Ramazan Erek, Ahmet Erek, Mustafa Aydın ve Mehmet Faysal Ötün’ü aynı sebeple öldürdüğü iddiasıyla iddianame düzenledi. İddianamede komutanın “Görev yaptığı dönemde şüphe olsun olmasın sivil vatandaşları çeşitli yöntemlerle tamamen keyfi şekilde öldürdüğü anlaşılmıştır” ifadesi kullanıldı. İddianamede ayrıca, komutanın öldürülen köylüler ile ilgili "Terörist" diye tutanak tuttuğu belirtildi. Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava, ikinci duruşmasında Adalet Bakanlığının talebi ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin onayı ile "Güvenlik gerekçesiyle" Çorum'a nakledildi. Komutan M.Ç. ilk üç duruşmaya sağlık sorunlarını gerekçe göstererek katılmadı. Tüm dava süreci boyunca tutuksuz yargılanan M.Ç., savunmasında Derik İlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde teröristlerle başarılı bir şekilde mücadele ettiğini, üstlerinin bilgisi dışında hiçbir faaliyet göstermediğini, faaliyetlerinin tamamının yasalara uygun ve insan haklarına saygılı olduğunu beyan etti. Davanın şahsını ve şahsı üzerinden içerisinde yer aldığı kurumu itibarsızlaştırmak için “Terör örgütüne” yakınlığı ile bilinen tanık ve müştekiler tarafından kurgulandığını iddia etti.
Yargılamaya Serhat Bilen, Rıda Yavuz ve Necat Türk dahil edilmedi. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi 21 Mayıs 2014 tarihinde M.Ç.’nin “Üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut beyanlar dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” beraatine karar verdi. Müşteki avukatları, dosyayı Yargıtay'a taşıdı. 26 Aralık 2014 tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesine mütalaasını sunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yerel mahkemenin verdiği kararın yerinde olduğunu savunarak, kararın onanması yönünde mütalaa verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ağustos 2015’te beraat kararını onadı. Onama kararının ardından M.Ç. aynı gün Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla rütbesi Tuğgenerallikten Tümgeneralliğe yükseltilerek Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak atandı. M.Ç., 2017 yılında jandarma genel komutan yardımcısı görevine atandı, 30 Ağustos 2018’de ise korgeneralliğe terfi edildi.
Temmuz 2023 yılında Derik Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan inceleme ve avukatlarla yapılan görüşme sonucunda; Necat Türk, Rıda Yavuz ve Serhat Bilen ile ilgili de yapılan sorgularda herhangi bir soruşturma bulunamadı. Yakınları adına yapılan sorgularda F.B. ve N.T. adlı müşteki yakınların kayıtlı olduğu soruşturma dosyasının 2011 yılında TMK 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve burada 2011/3193 esasını aldığı belirtildi. Ayrıca İnsan Hakları Derneği avukatları ile yapılan görüşmelerde Derik İlçesi Kayıp Kişilere Mezar Açma (Fethikabir) Raporu’nun 2011 yılında tanzim edildiği ve Rida Yavuz, Necat Türk ve Serhat Bilen’in de raporda yer aldığı bildirildi. https://www.ihd.org.tr/derik-ilcesi-kayip-kisilere-mezar-acma-fethikabir-raporu/
TMK 10. Maddesi ile görevli özel yetkili cumhuriyet başsavcılıklarının kaldırılması ile dosyanın Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bilgisine ulaştık ancak başkaca bir bilgi elde edemedik. Temmuz 2023 itibariyle bilgiler günceldir