Ahmet Sanır
person- Image

- Sex
- Erkek
- Civil status
- Bekar
- Date body found
- 1 Mar 1994
- Occupation
- Çocuk
- Event description
Cumartesi İnsanları’nın 25 Mart 2017 tarihli basın açıklamasında yer alan bilgilere göre; 1979 doğumlu Ahmet Sanır ailesi ile birlikte Şırnak merkeze bağlı Araköyü’nde ikamet ediyordu. 1994 yılının Mart ya da Mayıs ayı başlarında 15 yaşında olan Ahmet Sanır, iki arkadaşı ile Şırnak merkezden Balveren beldesine doğru yürürken yanlarına gelen beyaz renkli Toros marka bir araçtan inen silahlı üç kişi tarafından zorla arabaya bindirilerek götürüldü. O sırada yanında bulunan arkadaşları durumu Ahmet Sanır’ın yakınlarına haber verdi.
Sanır ailesi olayın ardından köy muhtarı ile birlikte Şırnak merkeze bağlı Jandarma Karakol Komutanlığına gitti, karakoldakiler aileye Ahmet Sanır’ın orada olmadığını söylediler. Sanır ailesi korktuğu için herhangi bir resmi başvuru yapamadı, Ahmet Sanır’ın akıbetini kendi imkanlarıyla araştırmaya başladı. Ahmet Sanır kaybedildikten iki gün sonra, Silopi ilçesine bağlı Doruklu köyünde yaşayan köylüler, bir kişinin beyaz Toros marka bir araçla Sinan Lokantası’na getirildiğini, sürüklenerek lokantanın içine götürüldüğünü ve iki-üç dakika sonra içeriden silah sesleri geldiğini anlattı. Köylülerin anlattığına göre daha sonra aynı kişiler geldikleri araca binerek oradan uzaklaşmış, köylüler de daha sonra içeride buldukları cenazeyi mezarlığa götürerek defnetmişti. Bunun üzerine Ahmet Sanır’ın abisi Doruklu köyü muhtarlığına başvurarak, kimliği belirsiz defnedilen cenazenin üzerinden çıkan kıyafetleri görmek istedi. Muhtarın kendisine gösterdiği kıyafetler Ahmet Sanır’ın kıyafetleriydi.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta, Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen birçok kişinin Silopi Botaş Askeri Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı yer alıyordu. Bunun üzerine Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan Elçi Silopi Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu ve bahsi geçen yerlerde kazı yapılmasını talep etti. Kazıların yapılacağı yönünde çıkan haberler üzerine 54 kişinin öldürüldüğü ya da zorla kaybedildiği iddiasıyla 57 kişi tarafından soruşturmaya dahil olma talebiyle başvuru yapıldı. Ahmet Sanır’ın abisi savcılıktan sözü edilen mezarın açılmasını, DNA testi yapılarak kimliği belirsiz olarak defnedilen kişinin Ahmet Sanır olup olmadığının tespit edilmesini talep etti.
İddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında Botaş Askeri Tesisleri, eski adıyla Sinan Lokantası’nda yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11 Haziran 1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12 Haziran 1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç kişinin bedeninin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
- Geolocation
Enlem: 37.518974
Boylam: 42.453714
- Geolocation
- City
- Şırnak
- Date of disappearance
- 1 Mar 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- 15
- Status of the victim
- Bedeni köylüler tarafından bulunarak defnedildi
- Type of source material
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Decision by the prosecution office
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Summary of the legal proceedings
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta, Silopi Botaş Askeri Tesisleri’nin arazisinde toplu mezarlar olduğu öne sürülüyordu. Bu iddialar üzerine Şırnak Barosu, 1 Aralık 2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru sonucunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. İddiaya konu eylemlerin soruşturulması yetki ve görevinin Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması gerekçesiyle soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek talimatlar yoluyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine karar verildi. Soruşturma başlatıldığının basında yer alması üzerine 54 kişinin kaybedildiği veya öldürüldüğü iddiası ile 57 kişi tarafından Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapıldı.
Başvurucular arasında bulunan Ahmet Sanır’ın abisi de 16 Mart 2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdi. Abi ifadesinde, kardeşi Ahmet Sanır’ın beyaz Torosa bindirilerek götürüldüğünü yanındaki arkadaşlarından haber aldıklarını, o dönemde korku atmosferinden dolayı herhangi bir yere müracaat edemediklerini, kendi imkânlarıyla kardeşinin akıbetini araştırdıklarını beyan etti. İfadesine göre, araştırmaları sırasında Silopi’ye bağlı Doruklu köyünde kimliği belirsiz bir cenazenin kimsesizler mezarlığına defnedildiği duyumu almaları üzerine abi köy muhtarına başvurdu. Muhtarın gösterdiği kimsesiz cenazeye ait kıyafetler Ahmet Sanır’a aitti. Abi savcılıktan mezarın açılmasını, DNA testi yapılarak kimliği belirsiz olarak defnedilen kişinin Ahmet Sanır olup olmadığının tespit edilmesini talep etti.
Suç duyurusuna dayanak oluşturan iddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında Botaş Askeri Tesisleri’nde yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11 Haziran 1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12 Haziran 1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç kişinin bedeninin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından aldığı talimatlarla yürüttüğü araştırmaları sonucu hazırladığı fezlekeyi 23 Haziran 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/2117 soruşturma sayısıyla yürütülmeye başlandı. 6 Mart 2014 tarihinde Resmi Gazete’de kabul edilerek yasalaşan 6526 Sayılı Kanun ile TMK 10. Maddesi ile yetkili cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Mart 2014 tarihinde 2014/10160 sayılı yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yollandı ve 2014/939 soruşturma numarasıyla takip edilmeye başlandı.
Haziran 2023 yılında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan incelemede 2014/939 numaralı dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık görülmüştür. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 numaralı dosyada görülmektedir. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında ise 2014/939 numaralı dosyada daimi arama kararı alınmış ve dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam etmektedir. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 tarih ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyanın incelemesi için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi savcılık tarafından talebi kabul edilmesine rağmen arşivde ve diğer alanlarda dosya hiçbir şekilde bulunamamıştır. Bunun üzerine savcı ile görüşülmüş veı dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, dosyada daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiği bilgisi alınmıştır. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 dosyalarının ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiş ve dosyalarda daimi arama kararları mevcuttur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.