Faruk Aksan
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Çocuk
- İşçi
- Olay Özeti
Cumartesi İnsanları’nın 25 Ağustos 2012 tarihli basın açıklamasında ve YAKAY-DER kayıtlarında yer alan bilgilere göre; 16 yaşındaki Faruk Aksan, ailesiyle birlikte Nusaybin’de yaşıyordu. Ortaokul mezunuydu. 1994 yılı sonunda Nusaybin'de su tesisatçısı dükkanında çalışırken silahlı sivil kişiler gelerek bir su tesisatçısına ihtiyaçları olduğunu söyledi. O sırada Faruk Aksan’ın yanında olan amcasının oğlu, Faruk Aksan’ı yalnız göndermemek için dükkanda tek tesisatçı olduğunu, babası ve Faruk Aksan’ın birlikte gitmesi için biraz beklemelerini söyledi. Ancak gelenler sadece Faruk Aksan’ı istediklerini söyledi. Faruk Aksan motosikletiyle yola çıktı. Gelen kişiler ise onu takip etti. O dönem Hizbullah’ın merkezi sayılan Nusaybin’deki Sakarya Caddesi’ne gittiklerinde Faruk Aksan motosikletten indirilerek zorla kaçırıldı. Çevredeki görgü tanıkları Faruk Aksan'ın babasına haber verdi. Baba Aksan da aynı gün önce Şehit Fevzi Deniz Polis Karakoluna, daha sonra da Nusaybin Emniyet Müdürlüğü ve Nusaybin Cumhuriyet Savcılığına başvurarak oğlunun akıbetiyle ilgili bilgi almak istedi, kayıp dilekçesi verdi. Ancak hiçbir sonuç alamadı. Baba daha sonra Hizbullah’a yakın olduğunu bildiği kişilere giderek oğlundan haber almak istedi. Ona “Çocuğun gelecek, bize fazla baskı yapma,” dendi. Ancak Faruk Aksan’dan bir daha haber alınamadı. Oğlunu arayan babaya jandarma ve emniyet yetkilileri tarafından “Sana bir pasaport verelim, oğlunu gidip Irak’ta ara, oğlun PKK örgütüne katılmıştır,” denildi.
Türkiye genelinde Hizbullah örgütüne yönelik yapılan operasyonlar sonrasında Faruk Aksan'ı kaçırıp kaybeden örgüt elemanlarından M.S.G., Faruk Aksan'ı PKK sempatizanı olduğu için kaçırdıklarını itiraf etti. M.S.G., mahkemede verdiği ifadede “Faruk Aksan ifadesi alındığı sırada kalp krizi geçirip öldü, cesedini boş bir tarlaya gömdük,” dedi. Faruk Aksan’ın kaybedilmesinde sorumlu olarak ismi geçen M.A. ise sahte kimlikle yakalandı ve tutuklandı. M.A. da Devlet Güvenlik Mahkemesinde verdiği ifadesinde Faruk Aksan öldürüldükten sonra cenazesini örgüt mensubu M.Y. isimli biriyle aldığını itiraf etti. M.Y. isimli Hizbullah üyesi başka bir olayda öldürülmüştü. Ailesi Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile başvurarak oğullarının bedenlerinin yerini bilen tek tanık M.A.’nın ifadesinin alınmasını ve yerinin tespit edilmesini istedi. Ayrıca görgü tanıkları ve ifadelerden yola çıkarak bedenin Nusaybin’de, Hêcacîye alanında olduğu da öğrenildi. Ancak ailenin talebi sonuçsuz kaldı ve herhangi bir işlem yapılmadı. Hizbullah örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sonrası bir sığınakta sağ bulunan bir kişi sığınakta kendisi dışında da çok kişi olduğunu belirtti. Aile söz konusu sığınaklara da baktı ancak bir sonuç alamadı. Faruk Aksan kaybedilmeden önce de Hizbullah örgütü tarafından tehdit edilmişti.
- Konum
Enlem: 37.0696439
Boylam: 41.213997
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Nusaybin
- Kaybedilme Tarihi
- 11 Kas 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 16
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- Hukuki Süreç Özeti
11 Aralık 1994 tarihinde Faruk Aksan Nusaybin’de su tesisatçı dükkanında çalıştığı sırada dükkana gelen sivil giyimli kişiler tarafından bir tamiratçıya ihtiyacımız var denilerek götürüldü. Hizbullah örgütünün merkezi sayılan Nusaybin’deki Sakarya Caddesi’nde zorla kaçırıldı.
Aynı gün olaydan haberdar olan babası, Şehit Fevzi Deniz Polis Karakoluna daha sonra da Nusaybin Emniyet Müdürlüğü ve Nusaybin Cumhuriyet Savcılığına başvurarak oğlunun akıbetiyle ilgili bilgi almak istedi, kayıp dilekçesi verdi.
Hizbullah örgütüne yapılan operasyonlar neticesinde yakalanan M.S.G. ifadesinde, Faruk Aksan’ı kendilerinin kaçırdığını itiraf etti. Bu olayla ilgili kişilerin M.A. ve M.Y. olduğunu ve nereye gömüldüğünü onların bildiğini söyledi. 2009 yılında M.A. Konya iline düzenlenen operasyonda sahte kimlikle yakalandı ve Diyarbakır Cezaevi’ne götürüldü.
9 Mart 2009 tarihinde baba Aksan Silopi’de faili meçhuller için kazı çalışması başlatılması üzerine, oğlu Faruk Aksan’ın bedeninin de orada olabileceğini düşünerek Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. M.S.G. ve M.A.’nın ifadelerinin yeniden alınmasını ve oğlunun nereye gömüldüğünün bu kişilere tekrar sorulmasını talep etti. Ancak elimize ulaşan bilgilerden soruşturma açılıp açılmadığı bilinememektedir. 2023 yılında yapılan incelemeler sonucunda da halen kayıtlı olduğu dosya bilinmemektedir.