Necat (Şemsettin) Yalçınkaya
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 30 Nis 2013
- Meslek
- Bilinmiyor
- Olay Özeti
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı 2014/295 sayılı iddianame, İnsan Hakları Derneği Mardin Şubesinin 22 Ocak 2014 tarihli raporu ile Radikal gazetesinden Mesut Hasan Benli'nin 8 Mayıs 2013 ve Taraf gazetesinden Müjgan Halis'in 23 Ocak 2014 tarihli haberlerine göre, Nurettin Yalçınkaya ve yeğeni Şemsettin (Necat) Yalçınkaya 27 Ocak 1995 tarihinde Mardin Kızıltepe'deki evlerinden gözaltına alındı. Her ikisinden de o günden sonra haber alınamadı.
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının sürdürdüğü fail meçhul cinayetler soruşturması kapsamında 2008 yılında Katarlı köyünde bir kuyuda kazı yapıldı. Yapılan kazılarda insana ait olduğu belirlenen kemiklere ulaşıldı. Savcılık kazılarda bulunan kemikleri DNA incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderdi. Adli Tıp Kurumu, kazılarda bulunan kemikler ile kan örnekleri alınan aileler arasında eşleşme yaptı. DNA analizi 2013 yılının Mayıs ayında tamamlandı ve kemiklerin Nurettin Yalçınkaya ve yeğeni Şemsettin (Necat) Yalçınkaya'ya ait olduğu kesinleşti.
Kemikler aileye teslim edilmek üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından Mardin İnsan Hakları Derneği avukatları tarafından teslim alınarak Ocak 2014'te Yalçınkaya ailesi, YAKAY-DER ve Cumartesi İnsanları tarafından gömülmek üzere İstanbul’a gönderildi; Nurettin ve Şemsettin (Necat) Yalçınkaya 23 Ocak 2014'te İstanbul Sütlüce Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Şüphelilere ilişkin Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezleke ve buna ilişkin soruşturma Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldü. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin yasadışı keyfi infaz edilmesi veya zorla kaybedilmesine ilişkin emekli Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve köy korucuları Abdurrahman Kurğa, Mehmet Emin Kurğa, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılınçaslan ile İsmet Kandemir hakkında “Silahlı örgüt kurmak veya yönetmek, silahlı örgüte üye olmak ve tasarlayarak öldürmek” suçlarından 2014 yılında dava açıldı. Daha ilk duruşma görülmeden güvenlik gerekçesiyle dava Mardin Ağır Ceza Mahkemesinden Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine nakledildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 3 Mart 2015 tarihinde görülen ilk duruşmada sanıklar Hasan Atilla Uğur ve Eşref Hatipoğlu’nun rütbeleri nedeniyle CMK M.161/5. Maddesine dayanarak dosyanın izin istemiyle Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) gönderilmesine karar verildi. 15 Ocak 2016 tarihli duruşma öncesi HSYK’nın sanıkların “Silahlı örgüt kurmak” ve “Tasarlayarak insan öldürmek” suçlarından yargılandıkları için izin alınmasına gerek olmadığına ve doğrudan kovuşturma yapılabileceğine hükmeden kararı mahkemeye ulaştı. 24 Haziran 2016 tarihinde tüm sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar verilen davada hiçbir gelişme kaydedilmeden 9 Eylül 2019 tarihinde tüm sanıklar hakkında zamanaşımı, suç unsurlarının oluşmaması ve suçun sabit olmaması gerekçeleriyle beraat kararı verildi.
- Konum
Enlem: 37.1931114
Boylam: 40.5870361
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Kızıltepe
- Kaybedilme Tarihi
- 27 Oca 1995
- Yıl
- 1995
- Mağdurun Yaşı
- 30
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Yargılama Durumu
- Yargılandı fakat beraat etti, karar Yargıtay aşamasında
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- Soruşturma Sonucu
- Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi, yargıtay aşamasında
- Dava Adı
- Kızıltepe JİTEM Davası
- Hukuki Süreç Özeti
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının sürdürdüğü fail meçhul cinayetler soruşturması kapsamında 2008 yılında Katarlı köyünde bir kuyuda kazı yapıldı. Yapılan kazılarda insana ait olduğu belirlenen kemiklere ulaşıldı. Savcılık kazılarda bulunan kemikleri DNA incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderdi. Adli Tıp Kurumu, kazılarda bulunan kemikler ile kan örnekleri alınan aileler arasında eşleşme yaptı. DNA analizi 2013 yılının Mayıs ayında tamamlandı ve kemiklerin Nurettin Yalçınkaya ve yeğeni Şemsettin (Necat) Yalçınkaya'ya ait olduğu kesinleşti.
Kemikler aileye teslim edilmek üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından Mardin İnsan Hakları Derneği avukatları tarafından teslim alınarak Ocak 2014'te Yalçınkaya ailesi, YAKAY-DER ve Cumartesi İnsanları tarafından gömülmek üzere İstanbul’a gönderildi; Nurettin ve Şemsettin (Necat) Yalçınkaya 23 Ocak 2014'te İstanbul Sütlüce Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Şüphelilere ilişkin Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezleke ve buna ilişkin soruşturma Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldü. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin yasadışı keyfi infaz edilmesi veya zorla kaybedilmesine ilişkin emekli Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve köy korucuları Abdurrahman Kurğa, Mehmet Emin Kurğa, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılınçaslan ile İsmet Kandemir hakkında “Silahlı örgüt kurmak veya yönetmek, silahlı örgüte üye olmak ve tasarlayarak öldürmek” suçlarından 2014 yılında dava açıldı. Dava daha başlamadan güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 3 Mart 2015 tarihinde görülen ilk duruşmada sanıklar Hasan Atilla Uğur ve Eşref Hatipoğlu’nun rütbeleri nedeniyle CMK M.161/5. Maddesine dayanarak dosyanın izin istemiyle HSYK’ya gönderilmesine karar verildi. 19 Ekim 2015 tarihinde görülen duruşmada ise HSYK’dan cevap gelmediği gerekçesiyle bir sonraki duruşma 15 Ocak 2016 tarihine ertelendi. Duruşma öncesi HSYK’nın sanıkların “Silahlı örgüt kurmak” ve “Tasarlayarak insan öldürmek” suçlarından yargılandıkları için izin alınmasına gerek olmadığına ve doğrudan kovuşturma yapılabileceğine hükmeden kararı mahkemeye ulaştı ve dava 27 Nisan 2016 tarihli oturumla resmen başladı. 24 Haziran 2016 tarihinde tüm sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar verilen davada hiçbir gelişme kaydedilmeden 9 Eylül 2019 tarihinde tüm sanıklar hakkında zamanaşımı, suç unsurlarının oluşmaması ve suçun sabit olmaması gerekçeleriyle beraat kararı verildi. Davayla ilgili detaylı bilgi için lütfen bkz. http://failibelli.org/dava/kiziltepe-jitem-davasi/
Davada şüpheli sıfatıyla yargılanan Hasan Atilla Uğur 2007 yılında albay rütbesiyle emekli oldu. Ergenekon Soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihinde gözaltına alınmış, savcı tarafından mahkemeye sevk edilerek tutuklanmış, özel yetkili mahkemeleri kaldıran, tutukluluğu azami beş yılla sınırlayan yasa değişikliğiyle, hakkında verilmiş ceza hükmü olmasına rağmen Mart 2014'te tahliye edilmişti. Yargıtay’da bozulan karar üzerine yeniden yargılama sonucunda 2019 yılında Ergenekon Davasından beraat etti. Diğer sanık emekli Albay Eşref Hatipoğlu ise emekli Üsteğmen Tünay Yanardağ ile birlikte Lice'de 1993 yılında Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu ikisi asker 17 kişinin ölümüyle ilgili 1 Nisan 2015 tarihinde Diyarbakır’da açılan, daha sonra güvenlik gerekçesiyle önce Eskişehir daha sonra İzmir’e taşınan davada tutuksuz yargılanmış; 7 Aralık 2018 tarihli son duruşmada beraat etmişti.