Hüseyin Uğurlu
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Bilinmiyor
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 10
- Olay Özeti
Cumartesi İnsanları’nın 6 Eylül 2014 tarihli basın açıklamasında ve ANF’nin 4 Aralık 2013 tarihli haberinde yer alan bilgilere göre; 1955 doğumlu Hüsnü Çankaya, Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Selhe (Barıştepe) köyünde yaşıyordu. Evli ve dokuz çocuk babasıydı. Köye asker ve korucular tarafından sık sık baskınlar yapılıyordu. Hüsnü Çankaya bu baskınların birinde gözaltına alınmış ağır işkenceler görmüş, bir yıl altı ay tutuklu kalmıştı. Ailesine sık sık “Beni bir daha alırlarsa sağ bırakmayacaklar,” diyor ve tedirginliğini anlatıyordu.
1 Eylül 1995 günü 40 günlük bebekleri hastalandığı için eşi ile birlikte Batman'a hastaneye gittiler. O sırada Selhe’deki evlerine baskın yapan asker ve korucular onu evde bulamayınca 15 yaşındaki oğlunu gözaltına alarak babası gelinceye kadar onu bırakmayacaklarını söylediler. 3 Eylül 1995’te (görüşme yapılan oğluna göre 15 Temmuz 1995) gece yarısı polis, Hüsnü Çankaya’nın Batman’da kaldığı abisinin evine baskın yaptı. Hüsnü Çankaya’yı ve eşini bebekleri ile birlikte gözaltına aldı. Önce Batman Emniyet Müdürlüğüne sonra Hasankeyf Jandarma Karakoluna oradan da Midyat Jandarma Karakoluna götürüldüler. Burada ifadeleri alındı. Çankaya’nın eşi, hasta bebeği ve köylerindeki evinden babasının yerine gözaltına alınan oğlu serbest bırakıldı. Oğlu çok ağır işkenceler gördüğünden, kaburgaları kırılmış, gözleri zarar görmüş, ciddi sağlık problemleri yaşıyordu. Hüsnü Çankaya ise Midyat Jandarma Kararkolunda kaldı.
Dokuz gün sonra bir köy korucusu, ailesine Çankaya’yı, Jandarma Karakolunun bahçesinde başka bir kişi ile beraber gördüğünü, birlikte savcılığa çıkarılacaklarını haber verdi. Ailesi, akşama kadar Hüsnü Çankaya’dan haber alamayınca ertesi gün savcılığa başvurdu. Savcı, Çankaya’nın serbest bırakıldığını söyledi. Ama ondan bir daha haber alınamadı. Çankaya’nın kendisi gibi serbest bırakılan bir kişi ile birlikte adliye çıkışında kaçırıldığı bilgisi ailesine ulaştı ancak görgü tanıkları korktuklarını ve şahitlik yapamayacaklarını belirttiler. Babası Mardin Savcılığına giderek durumu anlattı ve soruşturma açılması talebinde bulundu. Savcılıkta şiddet gördü ve kendisine “Oğlun gidip teröristlere katılmıştır, bizden neden soruyorsun,” denildi.
Hüsnü Çankaya’nın gözaltından bırakılıp yeniden kaçırılmasından birkaç gün sonra bir çoban Hesbinas (Mercimek) köyüne yakın bir arazide iki cansız beden buldu. Bedenlerin biri uzun ve zayıf, diğeri şişman birine aitti ve üzerine taşlar konulmuştu. Hüsnü Çankaya ve yanındaki başka bir kişinin gözaltında kaybolduğunu bilen çoban, ailelere haber vererek söz konusu bedenlerin onlara ait olabileceğini belirtti. Ertesi gün yakınları, kendilerine tarif edilen ve köylerine yakın Hesbinas köyü civarındaki bu yere gittiğinde orada korucuların nöbet tuttuğunu gördü. Söylenen yerde kan izleri ve boş kovanlar vardı. Ayrıca Çankaya’nın kardeşi olay yerinde kendisinin abisine hediye ettiği ve Batman’a giderken giydiği ayakkabıları gördü. Bedenler ise ortada yoktu.
Aileye zaman zaman baskınlar yapılmaya devam edildi ve kardeşi, eşi, oğlu da bu baskınlarda gözaltına alındı, işkenceye maruz bırakıldı. O dönemde bölgedeki koşullardan dolayı aile herhangi bir hukuki işlem yapamadı. Olayla ilgili ilk başvuru 2002’de yapıldı ve Hüsnü Çankaya’nın zorla kaybedilmesiyle ilgili soruşturma açıldı. Yakınları dönemin Jandarma Komutanı Albay H.K.'den, Bate köyü korucuları Ş.T. ile soy isimleri bilinmeyen ve daha çok Midyat merkezde koruculuk yapan Fevzi ve Nezir isimli koruculardan şikayetçi oldu. Sürecin devamı ile ilgili hukuki bilgi bulunmamaktadır.
- Konum
Enlem: 38.734561
Boylam: 41.491038
- Konum
- Şehir
- Muş
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Kas 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/606
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi