Hasan Baykura
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Esnaf
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 8
- Olay Özeti
Savcılık soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; Hasan Baykura, Cizre'nin Yeşilyurt köyünde dünyaya geldi. Çiftçilik yapan bir ailenin çocuğuydu. İlkokula kadar okudu. 60’lı yıllarda evlenerek Cizre merkeze yerleşti. Burada küçük bir dükkân açtı. Yedi çocuk babasıydı. Daha önce herhangi bir nedenle gözaltına alınmamıştı.
1993 yılının Aralık ayında Cizre'de bir korucubaşının evine silahlı saldırı düzenlendi ve çatışma çıktı. Sabaha kadar havan topu ve ağır silah sesleri duyuldu. Çatışma, Baykura ailesinin oturduğu evin yanı başındaydı. Kaldıkları evin duvarlarına ateş edildi. Aile korkuyla bodruma sığındı ve çatışmanın sona ermesini bekledi. Baykura ailesinin kapısına sabahın ilk ışıklarıyla üç asker ve dört korucu tekmelerle vurdu; aile fertlerine hakaret ve küfür ettiler; gece yaşanan çatışmada PKK militanlarına yardım ettiklerini iddia ettiler. Hasan Baykura, eşi ve çocuklarıyla birlikte evlerinin altındaki bodrumda gece boyunca saklandıklarını söyledi. Buna rağmen askerler ve korucular Hasan Baykura'ya giyinmesini ve onlarla beraber gelmesini söyledi. Hasan Baykura'yı evden çıkarırken ailesinin gözünün önünde dövdüler. Aldığı darbelerden yüzü kanlar içinde kaldı. Korucular, Hasan Baykura'nın peşinden giden karısına "Bir adım daha atarsan seni öldürürüz," dedi. Ailesi onu son kez böyle gördü ve bir daha kendisinden haber alınamadı. O sabah aynı mahalledeki tüm evlere baskın düzenlenmiş, bütün erkekler ifade vermek üzere gözaltına alınmıştı. Üç gün boyunca dışarı çıkma yasağı vardı ve evlerinden çıkanlara ateş açılıyordu. Aileler, askerler ve korucular tarafından alınan yakınlarından haber almak için sonraki günlerde karakol ve mahkeme önlerinden ayrılmadı.
Hasan'ın eşi en büyüğü 12 yaşında olan yedi çocuğu ile birlikte kocasının serbest bırakılmasını bekledi ancak üç-dört gün sonra savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakılanlar arasında Hasan Baykura yoktu. Baykura’nın eşi, savcılığa gitti ancak savcı kendisine gözaltına alınanlar içinde eşinin adının bulunmadığını söyledi ve sözlü başvuruya istinaden herhangi bir soruşturma başlatmadı. Aynı gün Hasan Baykura ile birlikte alınan birçok kişi onu karakolda işkence yapılırken gördüklerini söyledi. Bunun üzerine Baykura’nın eşi annesiyle birlikte korucubaşının evine gitti ancak buradan da herhangi bir bilgi edinemedi.
Tüm çabalarına rağmen eşinin akıbetini öğrenemeyen Baykura, 2009 yılında Kuştepe köyünde yapılan kazılarda toplu mezar bulunması üzerine, 17 Mart 2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak bulunan kemikler arasında eşinin kemiklerinin olup olmadığının araştırılmasını talep etti. Böylece kaybın üzerinde 16 yıl geçtikten sonra ilk kez, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca 2009/430 hazırlık numarasıyla, resmi olarak soruşturma başlatıldı. Baykura ifadesinde, evlerine gelen koruculardan birinin H. adlı bir şahıs olduğunu belirtti. Savcılığın araştırması sonucu korucunun H.P. olduğu tespit edildi ve ifadesi alındı. Korucu ifadesinde suçlamaları reddetti. Savcılık kaybedilen Hasan Baykura’nın çocuklarını ve kardeşini de tanık olarak dinledi.
- Konum
Enlem: 37.332346
Boylam: 42.185474
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Cizre
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Ara 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- 44
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- Hukuki Süreç Özeti
Savcılık dosyasında yer alan bilgilere göre; Hasan Baykura'nın eşi 17 Mart 2009 tarihinde Baykura’nın kaybedilmesinden sorumlu olan kişilerin cezalandırılması ve bölgede bulunan insan kemikleriyle eşleştirme yapılması için DNA örneği alınması talebiyle Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/430 numaralı soruşturma üzerinden soruşturmayı başlattı ve aynı gün konuyla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verdi. 19 Kasım 2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğünden Baykura'nın ifadesinde eşini evden aldığını iddia ettiği korucunun ifade vermek üzere çağrılmasını istedi. Bunun üzerine 14 Aralık 2009 tarihinde söz konusu korucunun tanık olarak ifadesi alındı. Korucu ifadesinde olayla ilgisi olmadığını, söz konusu şahısları tanımadığını belirtti.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/430 numaralı soruşturmayı 6 Şubat 2013 tarihli fezleke ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesiyle dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2013/466 numaralı soruşturmaya kaydedildi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/466 numaralı dosyada, 6526 sayılı yasanın 19. maddesi ile TMK 10. Maddesi ile görevli Cumhuriyet Başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi nedeniyle, 2014/10089 numarasıyla yetkisizlik kararını verdi ve dosyayı Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı 2014/1859 soruşturma sırasına kaydetti.
Haziran 2023 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan araştırma neticesinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/1859 soruşturma numaralı toplu dosyanın 40’a yakın klasörden oluştuğu görüldü. Savcılık arşivinden getirilen klasörlere bakıldığında ise son yıllarda yapılan işlemlere dair fiziki çıktıların dosyalara aktarılmadığı ve en son yapılan işlemlerin 2013-2014 yıllarında olduğu görüldü. Bu nedenle dosyanın fiziken incelemesi sonucunda alınan veriler eski işlemlere dair olmakla beraber yeni olduğu söylenen klasörlerde ise 2019 yılına ait bir evraktan sonra tüm klasör tekrar 2013 yılına ait durumdadır. Savcılık tarafından belgelerin UYAP üzerinden kontrolü talebimiz kabul edilmesi üzerine en son eklenen evrak ve işlemlere UYAP üzerinden bakıldığında dosyada var olan maktul ve müştekilerin öğrenilmesi amacıyla sunulan talep sonucunda dosyadaki maktullerin Abdülhakim Tanrıverdi, Abdullah Düşkün, Abdurrahman Güzel, Abdurrahman Yılmaz, Ahmet Berek, Ali Karagöz, Emin Savgat, Emin Karatay, Hediye Erbil, İhsan Arslan, Mahfuze Sezgin, Mehdiye Budak, Mehmet Elçi, Mehmet Turay, Mehmet Acar, Mehmet Sezgin, Mustafa Aydın, Mümine Yanık, Rabia Tanrikulu, Selami Çiçek, Yusuf Şahin olduğu; mağdurların ise Abdulvahap Timurtaş, Abdurrahman Bilik, Ahmet Bulmuş, Enver Akın, Hasan Baykura, İlhan Bilir, Kemal Mübariz, Nadir Nayci, Ömer Sulmaz, Ramazan Bilir olduğu görülüyor.
Hasan Baykura’nın mağdur sıfatı ile kayıtlı olduğu dosyada, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 29 Haziran 2022 tarihinde 2014/1859 soruşturma dosyası üzerinden Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine “Herhangi bir şüpheli tespit edilip edilmediği, edildi ise yapılan işlemler, şikayet olup olmadığı olmuşsa yapılan işlemlerin,” araştırılması için müzekkere yazdı. Bu araştırma işlemleri için maktül yakınları ile görüşülmesi ve yardım alınması istendi. Savcılıktan edinilen bilgilere göre dosyada henüz bir daimi arama kararı ya da bir ayırma kararı bulunmamaktadır.
Dosyada en son 25 Ocak 2022 tarihinde Abdulhamit Düdük’ün öldürülmesi olayında elde edilen suç eşyalarının Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bilgisi Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2015/47 dosyasınca bildirilmiştir. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.