Nazım Gülmez
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 10
- Olay Özeti
AİHM dava dosyasına göre, Nazım Gülmez 1933 yılında Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Torut (Taşıtlı) köyü Oyalı mezrasında doğdu. İlkokula gitmiş ancak bitirmemişti. Evli ve yedi kız iki erkek çocuk babası olan Nazım Gülmez, köyünde çiftçilik yapıyordu. 13 Ekim 1994 tarihinde Bolu Komando Tugayına bağlı askerler tarafından yaşadığı mezraya baskın yapıldı. Baskında tüm köylüler bir araya toplandı ve ardından kadınlar ve erkekler birbirinden ayrıldı. Kimlik kontrolü yapıldıktan sonra köyün muhtarı ve bir aza gözaltına alınarak götürüldü; ikisi de akşam tekrar köye döndü. Oyalı mezrasına yapılan bu baskının ertesi günü (ailesinin verdiği bilgiye göre 15 Ekim’de) öğlen saatlerinde aynı askerler tekrar geldi. Köydeki evlerde arama yapan askerler Gülmez ailesinin yaşadığı eve de girdi, arama yaparken eşyalarını dağıttı. Evde bulunan Nazım Gülmez’i, eşini ve üç kızını dışarı çıkardılar. Kimlik kontrolünün ardından askerler “Nazım Gülmez, bizimle geleceksin,” diyerek onu ailesinin ve köylülerinin tanıklığında yanlarında götürmek istedi. Nazım Gülmez, ayağından rahatsızdı. Köy muhtarı askerlere kendini tanıtarak Nazım Gülmez’in yürüyemediğini söyledi ancak askerler ailesinin de muhtarın da itirazını dikkate almayarak Nazım Gülmez’i aldı. Bu sırada köye baskına gelen diğer askerler köydeki evleri, eşyaları arayarak tahrip etti. Nazım Gülmez askerler tarafından alındıktan sonra evine geri dönmeyince önce köyün muhtarı karakola giderek Nazım Gülmez’in köyden askerler tarafından alındığını ve kendisinden haber alamadıklarını belirtti. Karakoldan ona Nazım Gülmez’in alındığı ancak sonradan serbest bırakıldığı söylendi. Bir hafta sonra eşi de muhtarla birlikte giderek bu defa Hozat İlçe Jandarma Karakoluna başvurdu ve eşinin akıbetini öğrenmek istedi. Ancak ona da “Nazım Gülmez gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldı,” dendi. Bu yanıt üzerine ailesi bu defa Tunceli Valiliğine başvuruda bulunduysa da yine aynı yanıtı aldı. Aile kendi imkanlarıyla arazide Nazım Gülmez’i aradı ancak bu aramalardan da bir sonuç elde edemedi. Nazım Gülmez’in İstanbul’da yaşayan oğlu da ailesinin yanına gelerek babasının durumunu öğrenmek için yetkililere başvurularda bulundu. Bunun üzerine gözaltına alındı, önce Dersim merkezde ardından da Elazığ’da gözaltında tutuldu, işkencelere maruz kaldı.
Aynı tarihlerde operasyonların yoğun olduğu bu bölgede askerler tarafından zorla kaybedilen başka kişiler de olduğundan Hozat ilçesinin belediye başkanı ve civar kasabaların belediye başkanları, Başbakanlığa konuyla ilgili ortak bir mektup gönderdi. Bu mektupta, 1994 yılının Ekim ayında, bölgelerinde geniş çaplı askeri operasyonlar yapıldığını, operasyonlar sırasında çok sayıda evin yakıldığını ve Nazım Gülmez de dâhil olmak üzere birçok köylünün askerler tarafından alındığını ve alınanlardan ikisinin daha sonra cenazesinin bulunduğunu, diğerlerinden ise haber alınamadığını belirttiler. Ancak bu mektuba herhangi bir yanıt verilmedi.
Nazım Gülmez’den bir daha haber alınamadı. Nazım Gülmez’i arayan eşine yetkililerin yanıtı "Askerler almış, sonra Tunceli merkeze götürüp bırakmış," oldu. Nazım Gülmez’in eşi ise "Okuma yazması olan, yol iz bilen biridir, bırakılsaydı eve gelirdi," itirazını yıllarca sürdürdü.
Dönemin baskı koşullarından dolayı herhangi bir hukuki girişimde bulunamayan ailesi adına Nazım Gülmez’in kızı, 2002 yılında Hozat Cumhuriyet Savcılığına resmi şikâyette bulundu.
- Konum
Enlem: 39.108024999999984
Boylam: 39.218669999999996
- Konum
- Şehir
- Tunceli
- İlçe
- Hozat
- Kaybedilme Tarihi
- 14 Eki 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 61
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- AİHM Kararı
- 6 aylık zaman sınırına uyulmaması nedeniyle usülden kabul edilemezlik kararı
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM dava dosyasına göre, Nazım Gülmez’in kızı 2002 yılında Hozat Cumhuriyet Savcılığına resmi şikâyette bulundu. Fakat 13 Aralık 2002 tarihinde savcı, kayıp olayını soruşturmaya askeri savcılığın yetkili olduğuna karar verdi. 2003 yılının Ocak ayında, aile bu defa Elazığ Askeri Savcılığına başvuruda bulundu ve kayıp olayından sorumlu olan kişilere yönelik soruşturma yapılmasını talep etti. Askeri Savcılıktan herhangi bir yanıt alınamadı ve aile 12 Ocak 2004 tarihinde bir dilekçe daha verdi. Dilekçede aynı zamanda askeri savcıların soruşturma dosyasına erişimlerine izin vermedikleri de belirtildi.
25 Ocak 2005 tarihinde Elazığ Askeri Savcılığı başvuranlara soruşturma dosyasının Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığına gönderildiği bilgisini verdi. 22 Şubat 2005 tarihinde Malatya Savcısı kendi makamının Nazım Gülmez’in de dâhil olduğu altı kişinin öldürülmesi ve kaybolmasına ilişkin soruşturma yapmak için yargı yetkisi bulunmadığı kararına vardı. Soruşturma dosyaları tekrar Hozat Cumhuriyet Savcılığına gönderildi. Bu karara göre, Nazım Gülmez’in eşinin savcı tarafından sorgulandığı ve kocasının askerler tarafından evlerinden alındığını beyan ettiği belirtildi.
14 Nisan 2005 tarihinde Elazığ Askeri Savcısı ölümler ve kayıpların soruşturulmasına yönelik kendi savcılığının da yargı yetkisi bulunmadığı kararını verdi ve soruşturma dosyalarını Ankara’da bulunan Askeri Savcılığa gönderdi. Sözkonusu hukuki girişimlerden bir sonuç alınamadı.
İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine Nazım Gülmez’in ailesi bu defa AİHM’ye başvuruda bulundu. AİHM, başvuruda altı aylık süre sınırına uyulmadığına kanaat getirdi ve sözleşmenin 35. Maddesinin 1. ve 4. Paragrafları kapsamında kabul edilemez olduğuna karar verdi.