Fahriye Mordeniz
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Kadın
- Medeni Durumu
- Evli
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 7 Kas 1998
- Meslek
- Bilinmiyor
- Olay Özeti
AİHM’nin 10 Nisan 2006 tarihli kararında yer alan bilgilere göre; Fahriye ve Mahmut Mordeniz çiftinin oğullarından biri PKK örgütüne katıldı. Aile bunun üzerine yoğun baskılara maruz kaldı. Bu durum üzerine çiftin bir oğulları daha örgüte katıldı ve kısa süre sonra güvenlik güçleri tarafından yakalandı. Uzun süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Oğullarının serbest bırakıldığı akşam polisler Mordeniz çiftinin evine baskın yaptı ve evde karakol kurdu. Bu durum bir yıl sürdü. Bu süre içinde ailenin en küçük bireyi de 1994’te örgüte katıldı. Aile üzerindeki baskılar daha da arttı ve ailenin diğer bireyleri değişik aralıklarla gözaltına alındı. Mordeniz çiftinin defalarca gözaltına alınan bir diğer oğlunu polisler "Ya bize ailece ajanlık yapacaksınız, ya öleceksiniz, ya PKK'ye katılacaksınız ya da Diyarbakır’ı terk edeceksiniz," diyerek tehdit ettiler. 28 Kasım 1996 tarihinde Mahmut Mordeniz Diyarbakır ili Şehitlik semtinde bulunan hayvan pazarında kendilerini polis olarak tanıtan (kimlik gösteren, silahlı, telsizli) kişilerce, görgü tanıklarının huzurunda “Karakolda ifadesini alıp bırakacağız,” denerek gözaltına alındı. Aynı araçla Mordenizlerin Şehitlik semtinde bulunan evine giden polisler uzun uğraşların ardından Fahriye Mordeniz’i de gözaltına aldı.
Fahriye ve Mahmut Mordeniz‘in oğlu, olayı takiben 8, 10, 11, 12, 13, 16, 18, 23, 24 ve 25 Aralık 1996 tarihlerinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesine başvuruda bulundu. Anne ve babasının gözaltına alındığını, akıbetlerinden endişeli olduğunu belirtti ve gözaltı sırasında hazır bulunan tanıklar S.K. ve Ş.M.’nin dinlenmesini talep etti. 3 Aralık 1996 tarihinde, Cizre-Silopi karayolu kenarında elleri bir kumaş parçası ile bağlı, ağzı bantlanmış halde karın üstü yatan, biri kadın iki kişinin bedeni bulundu. Soruşturma dosyasındaki tutanaklarda, olay yerinde iki adet boş fişek kovanı bulunduğu belirtildi. Soruşturma evrakına göre ölen kişilerin parmaklarında barut izi bulunmadı, böylece olay yerinde bulunan kovanların, cinayeti işleyenlerle ilgili olduğu anlaşıldı.
Mordenizlerin, 10 Aralık 1996 günü iki polis nezaretinde belediye görevlisi tarafından gömülmesinden sonra Cizre Emniyet Müdürlüğü, savcılığa gönderdiği 27 Aralık 1996 tarihli cevap yazısında kişilerin akıbetinin henüz belirlenemediğini, soruşturmanın devam ettiğini bildirdi. Cizre Cumhuriyet Savcılığı, 11 Mart 1998 tarihinde hazırlık soruşturmalarının birleştirilmesine ve dosyanın İdil Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verdi. İdil Savcılığı aynı zamanda, Mordenizlerin zorla kaybedilmesi ve öldürülmesi olayı ile 1993-1996 yılları arasında işlenen pek çok yasa dışı infazda, suçların işleniş şekli, kullanılan silahların niteliği ve diğer deliller bakımından ilişki olabileceğini düşünerek hazırlık soruşturma dosyalarındaki bilgilerin, cinayetlerin, yer, saat, kullanılan silah, şekil, bilirkişi raporu bilgilerini içerecek şekilde gönderilmesi için Şırnak, Cizre, Beytüşşebap, Uludere, Şirvan, Derik Kızıltepe, Nusaybin, Ömerli, Kozluk, Bismil, Çınar, Hani, Kulp ve Lice Savcılıklarına yazı yazdı. 16 Kasım 1998 tarihinde Diyarbakır savcısı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İdil Savcılığına gönderdi. 8 Ocak 1999 tarihinde İdil Savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Savcılığına gönderdi.
Mordeniz çiftinin çocukları, Kasım 1998’de soruşturma dosyasındaki fotoğraflarından öldürülenlerin anneleri ve babaları olduğunu teşhis etti. İnsan Hakları Derneğinin olay tarihinde hazırladığı rapora göre teşhis işleminin ardından maktullerin oğlunun bedenlerin Diyarbakır’a naklini talep etmesi üzerine 9 Kasım 1998 günü, İHD avukatları ile birlikte Cizre’ye giden aile Cizre Cumhuriyet savcısına talebini iletti. Ancak, Cizre Cumhuriyet savcısı dosyanın İdil Cumhuriyet Başsavcılığının birleştirme işlemi sonucu 1996/647 hazırlık numaralı dosyalarının İdil Cumhuriyet Savcılığının 1996/223 hazırlık numaralı dosyası ile birleştirildiğini ve tüm soruşturma bu dosya üzerinde yapıldığı için talebin İdil Cumhuriyet Başsavcılığına yapılması gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine dilekçe Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile İdil Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. 10 Kasım 1998 tarihli cevabi yazının olumlu olması üzerine, 10 Aralık 1996 tarihinde gömme işlemini yapan belediye görevlilerinin yer göstermesi için Cizre Belediye Başkanlığına müracaatta bulunuldu.
Adı geçen belediye görevlileri olayı hatırladıklarını ancak bedenleri mezarlığın hangi kısmına gömdüklerini hatırlamadıklarını bildirdiler. Gösterilen şüpheli bir mezarda yapılan kazının ardından yapılan muayenede bedenin maktullerden birine ait olmadığı anlaşılınca mezar tekrar usulüne uygun olarak kapatıldı. Mordenizlerin mezarı hala bulunabilmiş değil.
- Konum
Enlem: 37.9249733
Boylam: 40.2109826
- Konum
- Şehir
- Diyarbakır
- Kaybedilme Tarihi
- 28 Kas 1996
- Yıl
- 1996
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/157
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ancak belediye tarafından kimsesizler mezarlığına gömüldü
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- AİHM Kararı
- Sözleşme maddelerinin ihlal edildiği kararı
- İhlal Edildiğine Karar Verilen AİHS Maddeleri
- Madde 13: Etkili başvuru hakkı
- Madde 2: Yaşam hakkının usulden ihlali
- Hukuki Süreç Özeti
28 Kasım 1996 tarihinde sivil polisler Mahmut ve Fahriye Mordeniz’i Diyarbakır’daki hayvan pazarı içinde gözaltına aldı. Fahriye ve Mahmut Mordeniz‘in oğlu, olayı takiben 8, 10, 11, 12, 13, 16, 18, 23, 24 ve 25 Aralık 1996 tarihlerinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesine başvuruda bulundu. Anne ve babasının gözaltına alındığını, akıbetlerinden endişeli olduğunu belirtti ve gözaltı sırasında hazır bulunan tanıklar S.K. ve Ş.M.’nin dinlenilmesini talep etti. 3 Aralık 1996 tarihinde, Cizre-Silopi karayolu kenarında elleri bir kumaş parçası ile bağlı ve ağzı bantlanmış halde karın üstü yatan, biri kadın iki kişinin bedeni bulundu. Soruşturma dosyasındaki tutanaklarda, olay yerinde iki adet boş fişek kovanı bulunduğu belirtildi. Soruşturma evrakına göre ölen kişilerin parmaklarında barut izi bulunmadı, böylece olay yerinde bulunan kovanların, cinayeti işleyenlerle ilgili olduğu anlaşıldı.
Mordenizlerin, 10 Aralık 1996 günü iki polis nezaretinde belediye görevlisi tarafından gömülmesinden sonra Cizre Emniyet Müdürlüğü, Savcılığa gönderdiği 27 Aralık 1996 tarihli cevabi yazıda kişilerin akıbetinin henüz belirlenemediğini, soruşturmanın devam ettiğini bildirdi. Cizre Cumhuriyet Savcılığı, 11 Mart 1998 tarihinde hazırlık soruşturmalarının birleştirilmesine ve dosyanın İdil Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verdi. İdil Savcılığı aynı zamanda, Mordenizlerin zorla kaybedilmesi ve öldürülmesi olayı ile 1993-1996 yılları arasında işlenen pek çok yasa dışı infazda, suçların işleniş şekli, kullanılan silahların niteliği ve diğer deliller bakımından ilişki olabileceğini düşünerek hazırlık soruşturma dosyalarındaki bilgilerin, cinayetlerin, yer, saat, kullanılan silah, şekil, bilirkişi raporu bilgilerini içerecek şekilde gönderilmesi için Şırnak, Cizre, Beytüşşebap, Uludere, Şirvan, Derik Kızıltepe, Nusaybin, Ömerli, Kozluk, Bismil, Çınar, Hani, Kulp ve Lice Savcılıklarına yazı yazdı. Mordeniz çiftinin çocukları, Kasım 1998’de soruşturma dosyasındaki fotoğraflarından öldürülenlerin anneleri ve babaları olduğunu teşhis etti. 16 Kasım 1998 tarihinde Diyarbakır Savcısı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İdil Savcılığına gönderdi. 8 Ocak 1999 tarihinde İdil Savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Savcılığına gönderdi.
Mordeniz çiftinin oğulları 23 Nisan 1999 tarihinde AİHM’ye başvurdu. AİHM, olaya ilişkin başvuruyu inceleyerek 10 Nisan 2006 tarih 49160/99 numaralı kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin yaşam hakkını koruyan 2. maddesinin esastan ihlal edildiğinin ispatlanamadığına ancak usul yönünden ihlal edildiğine, AİHS 3. ve 5. maddelerinin ihlal edildiğinin ispatlanamadığına ancak etkili ve uygun soruşturma yürütülmemesi nedeniyle 13. madde yönünden ihlal bulunduğuna karar verdi.
Mayıs 2023 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında TMK 10. Maddesi ile ilişkili olarak yapılan isim sorgulamalarında Fahriye Mordeniz ve Mahmut Mordeniz’in 1999/135 esas numaralı dosyada maktul sıfatıyla kayıtlı oldukları görüldü (Kayıt tarihi 28 Ocak 1999’dur). Dosya daha sonra görevsizlik kararı verilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/9940 esas numarasına kaydedildi. (Karar No 2014/1458 Kapanış Tarihi : 20.03.2014 )
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014/9940 numaralı dosyayı yetkisizlikle İdil Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi, İdil Cumhuriyet Başsavcılığında dosya 2015/661 esasını kaydedildi. (Karar No : 2015/900 Kapanış Tarihi: 13.04.2015)
İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 2015/661 dosyası incelendiğinde, bu dosyada Cizre İlçe Jandarma Komutanlığına olayın aydınlatılması için müzekkereler gönderilmiş olduğu, en son 8 Mart 2017 ve 8 Mayıs 2017 tarihlerinde Jandarma Komutanlığı tarafından dosyaya dair zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle zamanaşımı suretinin yollanmasının talep edildiği görülüyor. Dosya sonrasında 20 yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek kapatıldı. (Karar Numarası: 2017/233, Karar Tarihi: 08.05.2017) Tebligatlar aileye yapılmış olup, 2023 Haziran itibari ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz yoktur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.