Ramazan Tekin
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 9
- Olay Özeti
İnsan Hakları Derneğinin 5 Şubat 2011 tarihli gözaltında kayıplar ve faili meçhul cinayetler talep dosyasında ve Uluslararası Af Örgütünün 15 Ocak 1997 tarihli eylem çağrısında yer alan bilgilere göre, Ramazan Tekin, ailesiyle birlikte Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Temıran (Demirli) köyünde ikamet ediyordu. 1995 yılında köye askerler tarafından baskın düzenlendi. Köyde bulunan tüm evler, içindeki eşyalarla birlikte ateşe verildi. Evlerin yakılmasından sonra Tekin ailesi gidecek bir yeri olmadığından naylon çadır kurarak burada yaşamlarını sürdürmeye devam etti. Kışa doğru ise yakılan evlerini onararak tekrar bu evde yaşamaya başladılar. Bu arada birkaç aile de tekrar köye yerleşti.
1996 yılının sonbaharında tarihini tam hatırlamadıkları bir gün korucu ve askerler evlerine gelerek Ramazan Tekin’i sordu. Bu sırada Ramazan Tekin evde olmadığı için oğlu zorla evden çıkartılarak yolda bekleyen panzere bindirildi. Panzerin yanında bulunan askerlerin başında bir astsubay vardı. Daha sonra köylerinde Milikan Karakolu olarak bilinen ve şimdiki ismi Bayır Karakolu olan Jandarma Karakoluna götürülerek, burada 20 gün tutuldu. Bu sırada kendisine babasının nerede olduğu, köylerine teröristlerin gelip gelmediği soruldu.
1996 yılının Kasım ayında evlerinin kapısı çalındı. Bu sırada evde Mehmet Şirin Bayram da misafir olarak bulunuyordu, Kayseri'den Demirli köyüne bağda çalışmak için amcasının yanında kalmak üzere gelmiş; ancak bağda işinin uzun sürmesi ve amcasının evinin bağa uzak olması sebebiyle Ramazan Tekin’in evinde kalmıştı. Kapıyı çalanların korucu olduklarını ve kapıyı açmazlarsa ateş edeceklerini söylemeleri üzerine kapıyı açmak zorunda kaldılar. Eve bir kişi girdi ama yedi-sekiz silahlı kişi evin etrafında bekliyordu. Aralarında daha önce de birkaç kez operasyon için köye gelmiş olan Kulp ilçesi korucusu ve astsubay veya uzman çavuş olan zayıf biri vardı. Evdekiler engel olmaya çalıştılarsa da Ramazan Tekin ve Mehmet Şirin Bayram zorla evden çıkarıldı. Köy korucusu, Ramazan Tekin'in elbiselerini vermek istediklerinde kendilerine "Elbiseye gerek yok," dedi. En son panzere bindirilerek, jandarma karakolunun yakınına götürüldükleri görüldü ve daha sonra kendilerinden bir daha haber alınamadı.
- Konum
Enlem: 38.5258521
Boylam: 41.1422334
- Konum
- Şehir
- Diyarbakır
- İlçe
- Kulp
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Kas 1996
- Yıl
- 1996
- Mağdurun Yaşı
- 62
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
Ramazan Tekin’in kardeşi 15 Kasım 1996 tarihinde Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına ve 18 Kasım 1996 tarihinde Diyarbakır Valiliğine başvurarak kardeşinin bulunmasını istedi. Bunun üzerine Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Kulp İlçe Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi ve Cinayet Büro Amirliği tarafından Ramazan Tekin'in gözaltında olmadığı bilgisi verildi. Başlatılan soruşturma kapsamında savcılık tarafından Tekin ailesinin müşteki sıfatıyla birkaç kez ifadelerine başvuruldu. 24 Şubat 1997 tarihinde tanık sıfatıyla Kamışlı muhtarı N.A.'nın, 12 Mayıs 1997 tarihinde ise M.B.'nin ifadesi alındı. 3 Mart 1997 tarihinde, Kulp İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Bayır'da Astsubay Kıdemli Üstçavuş olarak görev yapan E.Y.’nin ifadesi alındı. E.Y., Kulp İlçe Jandarma Komutanlığının operasyon için herhangi bir talimatı olmadığını ve böyle bir operasyon yapılmadığını, karakollarının 31 Ekim 1996 ve 1 Kasım 1997 tarihli hizmet defterinin nüshalarını ibraz edeceğini söyledi. 8 Mayıs 1997 tarihinde, savcılıkça birkaç kez talep edilmiş olması üzerine nüshalar gönderildi ancak son kaydın 1992 yılında yapıldığı görüldü. 20 Mayıs 1997 tarihinde, Şirin Bayram ve Ramazan Tekin hakkında ayrı ayrı yürütülen soruşturmaların birleştirilerek 1996/164 dosya numarası üzerinden yürütülmesine karar verildi ve aynı gün her iki kişi için de daimi arama kararı çıkarıldı. 20 Haziran 1997 tarihinde, Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere hazırlanan fezlekede “Ramazan ve Şirin'in PKK tarafından ideolojik amaçlı adam kaçırma suçunun mağdurları olduğu” iddia edilerek görevsizlik kararı verildi.
8 Eylül 1999 tarihinde, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Ramazan Tekin'in kaybolma iddiası hakkında BM İnsan Hakları Komisyonu Zorla ve İrade Dışı Kaybolmalar Çalışma Grubunca inceleme ve araştırma yapılmakta olması ile AİHM'ye başvurulma ihtimali bulunması sebebiyle Kulp Cumhuriyet Başsavcılığınca dinlenmeyen tanıkların da dinlenmesi ve titiz bir soruşturma yürütülerek Adalet Bakanlığına düzenli bilgi verilmesi istendi.
30 Eylül 1999 tarihinde Tekin ailesinin ifadeleri tekrar alındı. 11 Kasım 1999 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, “Tanık beyanları değerlendirildiğinde olayın PKK ile bağlantısının somut olarak belirlenememesi” nedeniyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Kulp Cumhuriyet Savcılığına gönderdi ve dosya burada 1999/178 hazırlık numarasıyla kaydedildi.
30 Kasım 1999'da Kulp İlçe Jandarma Komutanlığından 1996 yılı Ekim-Kasım aylarında Kulp ilçesinde ailenin tarifine uyan korucu ile astsubayın bulunup bulunmadığı sorularak, varsa açık kimlikleri ile adreslerinin bildirilmesi istendi. 10 Aralık 1999'da gelen cevapta her iki kişinin de bulunmadığı ifade edildi. Aynı gün Tekin ailesinin ifadesine başvuruldu.
1 Mart 2000 tarihinde M.B.’nin ifadesi alındı. Buna göre M.Y. isimli korucu M.B.'ye, yanında K.İ.’nin de bulunduğu sırada Ramazan Tekin ile Mehmet Şirin Bayram’ı kaçırdıklarını söyledi. K.İ. 27 Mart 2000 tarihli ifadesinde M.B. ve M.Y.’nin Zazaca konuştuklarını, kendisi Zazaca bilmediği için konuşulanları anlamadığını söyledi. 19 Temmuz 2000'de M.Y., yedi yıldır köy koruculuğu yaptığını, M.B.’yi tanımadığını ve Ramazan Tekin ile Şirin Bayram'ı kendisi kaçırmadığı gibi M.B.’ye de bu yönde bir şey söylemediğini beyan etti. 19 Mart 2001 tarihinde, K.İ. ve M.Y. arasında yapılan yüzleştirmede K.İ. M.B. ile konuşan kişinin M.Y. olduğunu söylerken; M.Y. ne M.B.’yi tanıdığını ne de K.İ.'yi daha önce gördüğünü belirtti. 1 Ağustos 2001 tarihinde M.B. kendisine gösterilen fotoğraflardaki kişilerin M.Y. ile K.İ. olduğunu söyledi. 19 Kasım 2001 tarihinde M.Y.'nin ifadesi tekrar alındı; ancak yine M.B. ile K.İ.’yı tanımadığını söyledi. Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Mayıs 2005 tarihinde görevsizlik kararı verdi ve dosyayı Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığına gönderdi. 1 Temmuz 2005 tarihinde ise Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, ifadelerde kaçıran kişilerin asker olup olmadığından emin olunamadığının belirtildiği ve esas koruculardan bahsedildiğini, korucuların ise mevzuat gereği asker sıfatını taşımadığını söyleyerek görevsizlik kararı verdi ve dosyayı tekrar Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
3 Ekim 2005'te Mehmet Şirin Bayram’ın amcasının, 30 Temmuz 2006'da babasının ifadesi alındı. Mehmet Şirin Bayram’ın babası, Kulp İlçesi Demirli köyü muhtarının karakola gelip ifade vermesi gerektiğini kendisine tebliğ etmediğini ekledi. 4 Nisan 2007'de Kulp Cumhuriyet Savcılığı, tekrar görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır 7. Kolordu Askeri Savcılığına gönderdi. 30 Nisan 2008'de ifadeleri alınan tanıklar A.Ç., H.M., A.K., T.A., N.Y. ve N.K. Ramazan Tekin ile aynı köyde yaşadıklarını ancak olayı sabah komşulardan öğrendiklerini, başka bir bilgilerinin olmadığını söyledi.
Jandarma Genel Komutanlığı 11 Şubat 2008 tarihinde olay tarihinde Bayır Karakolunda çalışmakta olan rütbeli erlerin ifadesinin alınmaya başlandığını bildirdi. İfadesi alınan erler ya sorulan kişileri tanımadıklarını ya da olay yeri ve tarihinde görev yapmadıklarını beyan etti.
5 Mayıs 2008'de, E.Y. tanık olarak tekrar dinlendi. Görev süresi boyunca böyle bir olayın gerçekleşmediğini ancak BTR’lerin ilçe merkezinden çıktıkları zaman görev kağıtlarının mutlaka olacağını söyledi. Aynı gün ifadesi alınan E.A. ise olay tarihinde Kulp İlçesi Bayır Jandarma Komutanlığında görev yapmakta olduğunu, belirtilen olayları hatırlamadığını fakat o dönemde Bayır Jandarma Karakolunda görevli korucu olmadığını ve ifadelerde panzer olarak geçen BTR’lerin kendi görev yaptığı sırada yalnızca bir kere kullanıldığını söyledi.
13 Ekim 2008'de askeri savcılık, Şirin Bayram ve Ramazan Tekin’in PKK ile irtibatlarının olup olmadığının araştırılmasını istedi. Gelen cevaplarda böyle bir kayda rastlanmadığı belirtildi. Hakkari İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevapta ise Ramazan Tekin'in 10 Mart 2004 tarihinde vefat ettiğinin görüldüğü belirtildi. Bunun üzerine askeri savcılık, 26 Kasım 2008'de, Kulp Nüfus Müdürlüğünden Ramazan Tekin'in ölüm sebebini gösteren tutanakların suretlerinin gösterilmesini istedi. Gönderilen ölüm tutanağı örneğinde ölüm sebebinin bilinmediği yazılıydı. Ölüm formunu onaylayan muhtar, 14 Eylül 2009'da alınan ifadesinde, İ.T.'nin kendisine AİHM'ye başvuracağını söyleyerek söz konusu formu doldurmasını istediğini, Ramazan Tekin’in ölüm şeklini veya kim tarafından kaçırıldığını bilmediğini söyledi. 16 Nisan 2012 tarihinde Mernis ölüm formunda bildirimde bulunan olarak adı geçen İ.T., kendisinin böyle bir bildirimde bulunmadığını, kardeşinin ölüp ölmediğini bilmediğini söyledi.
2 Aralık 2013 tarihinde, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, eylemlerin askeri bir görev veya hizmet kapsamında olmadığını ifade ederek görevsizlik kararı verdi ve dosyayı TMK 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. 6 Mart 2014 tarihinde Resmi Gazete’de kabul edilerek yasalaşan 6526 Sayılı Kanun ile TMK 10. Maddesi ile görevli cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine dosya Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. 3 Kasım 2014 tarihinde Kulp Cumhuriyet Başsavcılığınca 765 sayılı TCK gereğince dava zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin geçmiş olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Karara yapılan itiraz kabul edildi ve soruşturma dosyası yeniden açıldı.
Mayıs 2023 yılında yapılan incelemede soruşturmaya Kulp Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/856 numaralı dosyasında devam edildiği görüldü. Bu dosyada Ramazan Tekin ve Mehmet Şirin Bayram vardır. Kulp Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/854 dosyası “Bu zamana kadar meçhul şüphelilere ulaşılamadığı ve 765 sayılı TCK 179/1, 179/2, 179/3, 109/3 ve 102/3 Md. gereği 10 yıllık zamanaşımı süresinin ‘ziyadesiyle’ geçtiği” gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. (Karar No:2014/347 Karar Tarihi: 03.11.2014) Ailenin avukatı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara Diyarbakır Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz etti. Ancak Savcılık görevlileri UYAP sistemi üzerinden bakıldığında herhangi bir cevabın henüz görünmediğini belirtti. Mayıs 2023 itibariyle bilgiler günceldir.