Mehmet Tan
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 15 Mar 1993
- Meslek
- Tüccar
- Olay Özeti
Dava dosyasında yer alan müşteki ifade tutanağına göre; Halkın Emek Partisi yöneticisi Mehmet Tan, Silopi'de şoförlük yapıyor ve gümrük ticaretiyle uğraşıyordu. Eşi ve çocuklarıyla yaşadığı evine polis ve askeriye tarafından sürekli baskın yapılıyordu, bu nedenle akrabalarının yaşadığı Zaxo'ya göç etmeye karar verdiler. Orada bir ev aldılar ve Zaxo'da yaşamaya başladılar. Mehmet Tan evden çıktığı zamanlarda eşi oğulları Ahmet’i de onun yanına gönderiyordu; başına bir şey geleceğinden tedirgindi. 15 Aralık 1992 tarihinde Mehmet Tan, oğluna “Sen bugün gelme,” diyerek evden çıktı. Arkadaşlarıyla çarşıya gitti ve bir daha geri dönmedi. Çarşıda arkadaşlarının yanındayken Mehmet Tan'ın yanına gelen, davranışından tanıdık olduğunu düşündükleri bir kişi Tan'ı arabaya bindirip götürdü. Bunu gören çarşı esnafı olayı ailesine anlattı, ifade de verebileceklerini söyledi ancak daha sonra dükkânları tarandı. O dönemlerde Komutan C.E. sık sık Zaxo merkezde görülüyordu. Mehmet Tan kaybedildikten sonra kardeşi Zaxo'ya geldi ve Mehmet Tan'ın eşiyle birlikte Tan'ı aramaya başladı. Hapishanelere ve morglara baktılar, bulamadılar. Sonra birileri, Zaxo'dan giderlerse Mehmet Tan'ın cenazesini ailesine vereceklerini söyledi. Bunun üzerine aile Silopi'ye geri taşındı. Bir süre sonra Zaxo’da yaşayan biri Silopi'ye geldi ve aileye bir telefon numarası verdi. Mehmet Tan'ı Diyarbakır Havaalanı’nda gördüğünü söyledi, Tan'ın kendisine “Gidin aileme benim kaybolduğumu, başıma neler geldiğini söyleyin,” dediğini anlattı. Ancak ailesi bunun gerçek olduğuna inanmadı. Tan ailesine 15 Mart 1993 tarihinde Mehmet Tan'ın bedeninin Zaxo'da bir arazide bulunduğu haberi geldi. Bir çiftçinin bulduğu cenazeyi Mehmet Tan'ın eşi teşhis etti. Başı yoktu, eşi belindeki beninden ve kıyafetlerinden tanıdı. Cenazeyi alıp gömdükten sonra, Silopi Emniyetinden bir grup polis Mehmet Tan'ın mezar taşını kırdı, sonra da bu grup ailesinin yaşadığı eve gelerek evdekilere küfürler etti. Daha sonra da Tan ailesinin evine baskınlar devam etti ve aile çareyi taşınmakta buldu. Mehmet Tan'ın eşi ve oğlu 1993 yılında, faillerin bulunması için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu ancak bir sonuç alamadı.
Tanı’ın oğlu, 27 Ocak 2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına tekrar başvurarak Soner Yalçın'ın yazdığı “Binbaşı Ersever'in İtirafları” adlı kitapta babasını Cem Ersever'in gözaltına aldırdığının anlatıldığını da belirtti.
- Konum
Enlem: 37.518974
Boylam: 42.453714
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- Kaybedilme Tarihi
- 15 Ara 1992
- Yıl
- 1992
- Mağdurun Yaşı
- 32
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni köylüler tarafından bulunarak ailesine teslim edildi
- Kaynak Materyalin Türü
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Hukuki Süreç Özeti
Daha önce de güvenlik güçlerince defalarca gözaltına alınan ve baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte Şırnak'ın Silopi ilçesinden Irak'ın Zaxo kentine göç eden Mehmet Tan, 15 Aralık 1992'de evden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Üç ay sonra, 15 Mart 1993'te cansız bedeni Zaxo'da boş bir arazide bulundu ve ailesi tarafından defnedildi. Mehmet Tan'ın eşi ve oğlu 1993/485 soruşturma numarasıyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına faillerin bulunması için başvurdu ancak bir sonuç alamadı.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı 5 Ağustos 2008 tarihinde zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. (Karar No: 2008/721)
16 Aralık 2008 tarihinde gazeteci Faruk Arslan’ın yazdığı “Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney” adlı kitapta, Tuncay Güney’in 1990’lı yıllarda öldürülen pek çok kişinin asitle yakıldıktan sonra Şırnak’ın Silopi ilçesindeki BOTAŞ Askeri Tesisleri ve Cizre-Silopi arasındaki kuyulara gömüldüğü iddiaları için Şırnak Barosu başkanı Nuşirevan Elçi’nin yapmış olduğu suç duyurusunu dikkate alan Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, kuyuların açılmasına karar verdi.
27 Ocak 2009 tarihinde Mehmet Tan’ın oğlu Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına tekrar başvurarak Soner Yalçın'ın yazdığı “Binbaşı Ersever'in İtirafları” adlı kitapta babasını Cem Ersever'in gözaltına aldırdığının anlatıldığını da belirterek dosyanın yeniden açılması ve faillerin bulunması için şikayetçi oldu, 2008/3151 soruşturma numarası ile açılacak kuyulara ilişkin olan dosyaya eklendi.
11 Mart 2009 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz’e bir ihbar mektubu gönderildi. İhbarı yapan kişi, bölgede uzun yıllar uzman çavuş olarak görev yaptığını ve Ergenekon örgütü tarafından gerçekleştirilen birçok eyleme tanıklık ettiğini, BOTAŞ lojmanları civarında kayıp bedenleri aramak amacıyla yapılan kazıların yanlış yerde yapıldığını, asıl yerin lojmanlara yakın voleybol sahası olduğunu belirtti. 4 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumunun hazırladığı raporda, kazılarda bulunan kemik parçaları üzerine yapılan inceleme sonucunda, örneklerin insana ait kemikler olmadığı ve bulunan bez parçalarının DNA testine cevap vermediği belirtildi. Soruşturma aynı dosya üzerinden devam ediyor.
Haziran 2023 yılında Mehmet Tan’ın zorla kaybedilmesine ilişkin soruşturmaya dair yapılan incelemede Silopi kazısına ilişkin toplu dosyanın ilk başta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında olup 2014 yılında TMK 10. Maddesi kapsamında görevli cumhuriyet başsavcılıkları kalktığında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek iki soruşturma numarası aldığı görüldü.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2009/2117 numaralı dosya, 20 Mart 2014 tarih ve 2014/1016 karar numarası ile yetkisizlik kararı verilerek Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/939 soruşturma numarası ile gönderildi. Bu dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık görülmüştür. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 soruşturma numaralı dosyadadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/939 esas numaralı dosyada daimi arama kararı alınmış ve dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam etmektedir. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyayı incelemek için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi savcılık tarafından kabul edilmesine rağmen arşivde ve diğer alanlarda dosya hiçbir şekilde bulunamamıştır. Bunun üzerine görüşülen savcı dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiğini aktarmıştır. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 numaralı dosyaların her ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiş ve dosyalarda daimi arama kararları mevcuttur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.