Nihat Aydoğan
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Olay Özeti
Cumartesi İnsanları’nın 30 Kasım 2013 tarihli basın açıklamasında ve YAKAY-DER kayıtlarında yer alan bilgilere göre; 1994 yılının Kasım ayında (20 ya da 30 Kasım olabileceğine dair bilgiler mevcut), Midyat'ın Doğançay köyünde oturan Nihat Aydoğan'ın evini sabah saat 05.00 civarı çok sayıda özel tim, asker ve korucu bastı. Kapıları kırarak içeri giren 20-30 civarında özel tim, Nihat Aydoğan'ın gözlerini ve ellerini bağlayıp diz çöktürdüler. Ev araması küfürler, hakaretler ve şiddetli darbelerle yaklaşık bir saat kadar sürdü. Evdeki ve kilerdeki tüm eşya ve erzakları darmadağın ettikten sonra Nihat Aydoğan'ı götürürken "Çocuklarına, evine iyi bak, iyi vedalaş," diyerek çıktılar. Aydoğan’ın eşi eve gelen koruculardan üçünü tanıyor ama soyadlarını bilmiyordu: F., K. ve S.
Nihat Aydoğan gözaltına alındıktan sonra evi neredeyse her gün özel timler tarafından basılmaya, aile korkutulmaya ve tehdit edilmeye devam edildiği için tüm aile huzursuzdu ve Nihat Aydoğan'ın annesi o yüzden oğlunun evinde kalmaya başlamıştı. Bu baskınlardan birinde Nihat Aydoğan'ın eşini gözaltına almaya çalıştılar ancak köyün çıkışında gözaltına alan ekibin komutanı bırakılmasını isteyince geri bıraktılar. Her baskında Aydoğan’ın eşine, kendileri almış olmalarına rağmen kocasının nerede olduğunu sordular. Yaklaşık 20 gün sonra, köyün, evlerinde telefon olan tek ailesinin 9-10 yaşlarındaki kızı, Nihat Aydoğan'ın telefon açtığını ve "Beni bıraktılar, eve geleceğim, aileme haber verin," dediğini söyledi. Bunun üzerine Aydoğan’ın annesi ve eşi, onu karşılamak üzere Midyat'a gitti. Midyat'taki bir akrabanın evinde sabaha kadar Nihat Aydoğan'ı bekleyen kadınlar, gelmeyince meraklanıp köyü aradılar ama Nihat Aydoğan'dan bir haber çıkmadı. Aydoğan gözaltına alındığında altı-yedi aylık hamile olan eşi yaşadığı zorluklar sonucunda bebeğini kaybetti. Bu olaydan yaklaşık 10-15 gün sonra baskılara dayanamayan eşi ve çocukları (kocasının gözaltına alınmasından yaklaşık iki ay sonra) evlerini bırakarak önce Cizre'deki kardeşinin yanına, oradan da diğer akrabalarının yanına gitti. Eşi, nerede bir cenaze bulunduğunu duysa belki kocasına aittir diyerek teşhis amacıyla gidip baktı. Bir süre geçtikten sonra köye dönerek eşyalarını topladılar ve köyden kimseye haber vermeden alabildikleri eşyalarla gizlice İstanbul'a akrabalarının yanına taşındılar. Kalan eşyalarını ve hayvanlarını çok cüzi miktara birine satarak kendileri gittikten sonra gelip alması için anlaştılar. Bir süre Sultanbeyli'de akrabalarında kaldıktan sonra çok zor şartlarda kendilerine bir ev tuttular ve Aydoğan’ın kızı ile sekiz ve dokuz yaşlarındaki erkek kardeşleri çalışmaya başladı. Aydoğan uzun bir süre çocuklarını korumak için nereden geldiğini, neler yaşadığını kimseye anlatmadı; çocuklarına da anlatmamaları için telkinde bulundu. İki sene kadar sonra kendisine ulaşan Evrensel gazetesi muhabirleri ile görüşene kadar bu böyle sürdü. Gazeteye verdikleri röportajdan sonra Aydoğan İnsan Hakları Derneğine başvurdu.
Nihat Aydoğan’ın eşi Mardin'de ve İstanbul'da defalarca savcılıklara dilekçe verdi. Dilekçelere gelen cevaplarda çelişkili ifadeler vardı. Çoğu dilekçeye gelen cevapta gözaltına alındıktan 20 gün sonra mahkemeye çıkartılarak serbest bırakıldığı ve sonrasında ortadan kaybolduysa örgüte katılmış olabileceği yazıyordu. Son gelen cevabın başında 1993'te örgüte katılan Nihat Aydoğan'ın bir çatışma sonrasında ölü olarak ele geçirildiği yazarken dilekçenin sonunda 1994'te gözaltına alındığı, nöbetçi savcılığa sevk edildikten sonra da serbest bırakıldığı yazıyordu.
Nihat Aydoğan’ın eşi savcılık başvurusu yapmak için nüfus müdürlüğünden kayıt alınca Nihat Aydoğan'ın resmi kayıtlarda ölü göründüğünü fark etti. Aile köyün muhtarı ile görüştükten sonra Mardin’deki karakol komutanının köyün muhtarını zorlayarak Nihat Aydoğan'ın nüfusa ölü bildirilmesini sağladığını öğrendi. Ailenin avukatı durumun düzeltilmesi için dava açtı ve dava sonucunda muhtar ceza aldı ve nüfus kaydı düzeltildi.
Nihat Aydoğan’ın zorla kaybedilmesine ilişkin soruşturmada 2012'nin bahar aylarında zamanaşımı kararı verildi. Aydoğan ailesinin aktardığına göre iç hukuk yolları tükenince AİHM’ye başvurmak üzere ellerindeki tüm evrakları avukatlarına iletti. Sürecin devamına ilişkin hukuki bilgi bulunmamaktadır.
- Konum
Enlem: 37.41514799999999
Boylam: 41.373430000000006
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Midyat
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Kas 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 33
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- Hukuki Süreç Özeti
HAH/intv/17