Nurettin Yedigöl
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Özel sektör çalışanı
- Olay Özeti
En son 12 Nisan 1981 günü görülen Nurettin Yedigöl’ün kardeşinin tanıklığına göre, Nurettin Yedigöl 10 Nisan 1981'de Çağlayan'da halasının kızının düğününden çıktıktan sonra arkadaşlarının kaldığı İdealtepe'deki eve gitmek üzere düğünden tek başına ayrıldı. Bir gün önce aynı evden arkadaşlarını gözaltına alarak eve karakol kuran polislerce gözaltına alındı. Haftasonlarını yanında geçirmek için Beşiktaş'taki evine gelen kardeşi ertesi haftalarda gelip abisini evde bulamayınca eve bir not bıraktı. Notu alan ev arkadaşı A.T., kardeşi M.Y.'ye ulaşarak Nurettin Yedigöl'ün uzun süredir eve gelmediğini, yurtdışına kaçmış olabileceğini söyledi. Haberi alan kardeşi ve yengesi her hafta sonu Gayrettepe 1. Şubeye giderek Nurettin Yedigöl'ü sordu ve kendisine iletilmek üzere sigara, para ve iç çamaşırı bıraktı; ancak emanetleri önce teslim alan polis daha sonra burada öyle biri yok diyerek hepsini geri teslim etti. 12 Nisan 1981'den beri bir daha kendisinden haber alınamadı. Nurettin Yedigöl’ün babası dönemin askeri savcısına başvurdu ancak “Bizde değil” cevabından başka cevap alamadı. Yurtiçi ve yurtdışına yapılan başvuruların hepsi sonuçsuz kaldı. Aynı tarihlerde İstanbul Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü 1. Şubede gözaltında tutulan Ü.E., A.Ş.Y., H.K., Ş.A., B.U., B.K., H.Y. ve B.Ö.’nün Nurettin Yedigöl’ün gözaltında gördüğü işkence ile ilgili beyanları mevcut olmasına rağmen açılan soruşturmalarda ifadeleri alınmadı.
Tanıklardan Ü.E. beyanında “Nurettin Yedigöl’ü ayağa kalkamayacak durumda, kaburgaları kırık bir şekilde ve kafasına açılan delikten cereyan verilir halde,” gördüğünü; A.Ş.Y. ise, bir işkence seansından dönerken elbiselerinin sorgu odasında kaldığını ve kendisine Nurettin Yedigöl’ün elbiselerinin verildiğini, “Bunlar Nurettin’in elbiseleri, benimkileri getirin,” demesi üzerine, polisin “Artık onun elbiseye ihtiyacı yok,” yanıtıyla karşılaştığını anlatıp, işkencelerin dönemin siyasi şube müdürü kontrolünde gerçekleştirildiğini iddia etti. Yedigöl ailesi en son 2012'de yeniden suç duyurusunda bulundu ancak söz konusu suç duyurusu hakkında savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bunun üzerine ailenin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru ise zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulundu.
- Konum
Enlem: 41.06006869999999
Boylam: 28.9881109
- Konum
- Şehir
- İstanbul
- İlçe
- Şişli
- Kaybedilme Tarihi
- 10 Nis 1981
- Yıl
- 1981
- Mağdurun Yaşı
- 27
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Anayasa Mahkemesi kararı
- Gazete veya internet haberi
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
Yedigöl ailesi 21 Mart 2012 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına İstanbul Emniyet Müdürlüğü Eski Siyasi Şube Müdürü hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikayet dilekçelerinde, 10 Nisan 1981 gününden beri kayıp olan ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubede işkence altındayken görüldüğünden bu yana kendisinden haber alınamayan Nurettin Yedigöl’ün akıbeti ile ilgili gerekli araştırmaların yapılmasını talep ettiler. Aynı başvuru, 22 Mart 2012 tarihinde TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığına da yapıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Mayıs 2012 tarihinde olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Karara göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube görevlileriyle ilgili olarak 1986/11502 numaralı bir soruşturma mevcuttu ve savcılık 14 Temmuz 2007 tarihinde, Nurettin Yedigöl’ün gözaltında işkence sonucu öldürülmesi suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takipsizlik kararı vermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar verirken bu takipsizlik kararına dayanarak aynı suçla ilgili iki kere soruşturma yapılamayacağı ilkesini gerekçe gösterdi. 29 Mayıs 2012 tarihinde Yedigöl ailesi bu karara itiraz etti. İtiraz dilekçelerinde, söz konusu suç duyurusunu insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı işlemez ilkesi gereğince yaptıklarını belirterek, benzer gerekçelerle Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından darbe komutanı Kenan Evren ve hayatta bulunan komuta kademe üyesi hakkında da dava açıldığını hatırlattılar. Savcılık 28 Ağustos 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararını yineledi.
2012 öncesinde, 3 Mart 2011 tarihinde, aralarında Nurettin Yedigöl’ün kardeşinin de yer aldığı toplam 12 kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, zorla kaybedilmeler üzerinden suç duyurusunda bulunmuştu. 2011 yılında yapılan bu suç duyurusu da 24 Aralık 2014 tarihinde zamanaşımı gerekçesi ile takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Bu karara 22 Ocak 2015’te itiraz edildi.
27 Mart 2015 tarihinde Nurettin Yedigöl’ün kardeşi diğer mağdur yakınları ile birlikte Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gerçekleştirdi. Başvurusunda Anayasa ve AİHS’nin ilgili maddelerinin ihlalinin tespiti ile AİHS 5/5 ve 41. Maddeleri uyarınca hakkaniyet çerçevesinde maddi/manevi tazminat talebinde bulundu. Anayasa Mahkemesi 10 Ekim 2015 tarihinde, başvurunun zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.
- Anayasa Mahkemesi kararları
- Zaman bakımından yetkisizlik kararı