Abdulgani Dağ
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- İşçi
- Olay Özeti
İnşaat işçisi Abdulgani Dağ’ın ailesiyle birlikte yaşadığı evine jandarmalar tarafından sık sık baskınlar yapılıyor, Abdulgani Dağ’ı aradıklarını söyleyen askerler kardeşlerini tehdit ediyordu. Abdulgani Dağ’ın ailesi sürekli devam eden baskılara dayanamayarak Mardin’e göç etmek zorunda kaldı.
Ailesinin ve görgü tanıklarının ifadelerine göre Temmuz 1994’te bir gün Abdulgani Dağ’ın Mardin/Nusaybin yolunda bindiği minibüs kimlik kontrolü yapan askerler tarafından kontrol noktasında durduruldu. Abdulgani Dağ ve üç yolcu gözaltına alındı. Abdulgani Dağ’ın ailesi Ömerli, Nusaybin ve Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemelerine başvurular yaptı ancak gözaltında olmadığı söylendi. Diğer gözaltına alınan yolcularla görüşen yakınları, bu kişilerin Abdulgani Dağ ile birlikte yedi gün boyunca Mardin Jandarma Tugay Komutanlığında tutulduklarını öğrendi. Bu iki kişi de tanıklık yapabileceklerini söyledi ancak buna rağmen Dağ ailesinin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı.
Abdulgani Dağ'ın gözaltına alınmasından 45 gün sonra Uluslararası Af Örgütü tüm dünyadan insan hakları savunucularına çağrı yaparak Abdulgani Dağ’ın akıbeti hakkında bilgi talep eden dilekçelerini Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı ve İçişleri Bakanlığına göndermelerini talep etti. Devlet yetkilileri ise tüm bu süreç boyunca Abdulgani Dağ'ın gözaltına alınmadığını iddia etti. 7 Temmuz 2015 tarihli Radikal Gazetesi haberine göre Dağ ailesine daha sonra Abdulgani Dağ’ın PKK üyesi olduğu ve 14 Temmuz’da Sürekli köyünde girilen silahlı çatışmada öldürüldüğü söylenmişti. Bahsedilen çatışmada öldürülen kişilerle ilgili düzenlenen otopsi raporuna göre o gün biri kadın üç kişi öldürülmüştü. Cenazelerinin üzerinden kimliklerini belli edecek bir belge çıkmadığı halde üç kişiden birinin Dağ olduğu ileri sürüldü fakat ailesine ne bir cenaze ne de bir defin ruhsatı verilmedi.
Eski Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı tarafından Dağ’ın ölümüne ilişkin 24 Ağustos 1998’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, bu dosya kapatıldı. Aynı haberdeki bilgilere göre dosya 2014 yılında tekrar açıldı. Ailesi, Dağ ile birlikte Kazım Yelboğa’nın da gözaltına alındığını belirterek bu kişinin dinlenmesini ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasını istedi. Ancak Mardin Sulh Ceza Hakimliği tarafından yeterli delil olmadığı gerekçesiyle bu talep reddedildi. Aile 2 Nisan 2015’te Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturmadan umutlarının kalmadığını, artık sadece “veda hakkını” kullanmak istediklerini vurguladı ve Dağ’ın cenazesinin kendilerine teslim edilmesini talep etti. Fakat savcılık “Dosya kapsamında adli otopsi yapıldığını, defin ruhsatının düzenlendiğini, bu bakımdan adli bir durumun söz konusu olmadığını ve cenazenin tesliminin idari bir konu olduğunu,” belirterek talebi reddetti. Ailenin avukatının Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçeye göre dosyada yalnızca otopsi raporu ve 1998 tarihli bir nüfus kaydı yer alıyor. Bunun dışında, cenazesinin ailesine veya belediye görevlilerine teslim edildiğine dair belge ya da kayıt bulunmuyor.
- Konum
Enlem: 37.0696439
Boylam: 41.213997
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Nusaybin
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Tem 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/403
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)