Kemal Mubariz
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 2
- Olay Özeti
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma dosyasına göre, Mubariz ailesi, Cizre'ye bağlı Yeşilyurt köyünde çiftçilik yapıyordu. Kemal Mubariz 1984 yılında iki kardeşiyle birlikte Cizre'ye yerleşmişti. Cizre, 1 Şubat 1994 tarihinde asker, özel harekât ve polisin birlikte düzenlediği bir baskınla güne başladı. Kemal Mubariz'in bulunduğu eve de silahlı ve sivil iki kişi geldi. Kemal Mubariz ve abisine "Sizi karakola kadar götüreceğiz, ifade vermeniz gerekiyor," dediler ve iki kardeşi beyaz Toros marka bir araca bindirerek evden götürdüler. Yolda Turgutlu Karakolunda arama vardı. Sivil ve silahlı bu kişiler, kimlik kontrolü yapan görevlilere bir kart gösterip “İstihbarattanız,” diyerek yola devam etti. İki kardeşi Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığına götürdüler. Komutanlığın kapısında abi Mubariz serbest bırakıldı ve kendisine, kardeşi Kemal Mubariz'in 100 milyon lira para getirmesi durumunda serbest bırakılacağı, aksi takdirde öldürüleceği söylendi.
Serbest bırakılan abi Mubariz eve gidip durumu ailesine anlattı. İstenen para bir araya getirildi. Abi Mubariz ve başka bir kardeşi kendileriyle ev telefonuyla sürekli iletişim kuran şahısların belirttiği noktaya para ile birlikte gitti. Bu sırada başka bir araç sürekli onları takip etti. Buluşma noktasına gittiklerinde abi Mubariz arabanın içinde bekledi. Diğer kardeşi parayı götürüp teslim etti. Parayı teslim alan kişi gözaltı için eve gelen iki kişiden biriydi. Parayı götüren kardeşe "Burada bekleyin, kardeşinizi getirmeye gidiyoruz," denildi. Abi Mubariz ve kardeşi Nusaybin Otogarı’na yakın bir yerde kardeşlerinin getirilmesini bekledi. Ancak Kemal Mubariz getirilmedi ve o günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.
Kardeşleri olay sonrası savcılığa gitti ve suç duyurusunda bulundu. Bindirildikleri aracın plakasını verdiler. Abi Mubariz şahısları görürse tanıyacağını belirtti. Olayla ilgili ilçe jandarma komutanı ile de görüştüler. Bildikleri tüm kurumlara başvurdular. Ancak bir sonuç alınamadılar. Yetkili kurumların hiçbiri Kemal Mubariz'in kaybedilmesine ilişkin bir sorumluluk kabul etmedi. Ailesi Kemal Mubariz'in neden alıkonulduğunu dahi öğrenemedi ve Kemal Mubariz'in akıbetini sordukları için birçok defa tehdit edildiler.
Aile üyeleri, en azından bir mezara sahip olabilmek için neredeyse bölgede bulunan tüm kazılarda bulundu ve DNA örneği verdi. Ancak, Mubariz ailesi bugüne kadar Kemal Mubariz'in akıbetine ilişkin hiçbir bilgiye ulaşamadı. Kemal Mubariz'in gözaltına alınmasına tanık olan aile üyeleri gelen şahıslarından ilkini 1.70-1.75 boylarında, kumral ve kıvırcık saçlı; diğerini ise uzun boylu, esmer, uzun yüzlü ve gözlüklü olarak tarif ediyor.
- Konum
Enlem: 37.0696439
Boylam: 41.213997
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Nusaybin
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Şub 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 29
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık müşteki ifade tutanağı
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- Hukuki Süreç Özeti
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma dosyasına göre, abi Mubariz 25 Mart 2009 tarihinde savcılığa başvurarak kardeşi Kemal Mubariz'in kaybedilmesi ile ilgili ilçe jandarma komutanından, korucubaşından ve kardeşini evden alan JİTEM mensuplarından şikâyetçi oldu. Ayrıca bölgede çıkan kemiklerle DNA eşleştirmesi yapılmasını talep etti. Bunun üzerine Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında ifadesi alındı. Aynı tarihte şikâyetçi olan abi Mubariz'e kardeşini gözaltına alan iki kişiyi teşhis etmesi amacıyla dokuz ayrı kişiye ait fotoğraflar gösterildi ancak söz konusu iki kişi gösterilen fotoğraflar arasında yoktu. 19 Kasım 2009 tarihinde Kemal Mubariz'in kaybedilmesi hakkında Cizre Cumhuriyet Savcılığı tarafından 2009/430 numaralı soruşturma açıldı.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/430 numaralı soruşturmayı 6 Şubat 2013 tarihli fezleke ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesiyle dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2013/466 numaralı soruşturmaya kaydedildi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/466 numaralı soruşturmada, 6526 sayılı yasanın 19. maddesi ile TMK 10. Maddesi ile görevli özel yetkili cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi nedeniyle 2014/10089 karar numarasıyla yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı 2014/1859 soruşturma sırasına kaydetti.
Haziran 2023 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan araştırma neticesinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/1859 soruşturma numaralı toplu dosyanın 40’a yakın klasörden oluştuğu görüldü. Savcılık arşivinden getirilen klasörlere bakıldığında ise son yıllarda yapılan işlemlere dair fiziki çıktıların dosyalara aktarılmadığı ve en son yapılan işlemlerin 2013-2014 yıllarında olduğu görüldü. Bu nedenle dosyanın fiziken incelemesi sonucunda alınan veriler eski işlemlere dair olmakla beraber yeni olduğu söylenen klasörlerde ise 2019 yılına ait bir evraktan sonra tüm klasör tekrar 2013 yılına ait durumdadır. Savcılık tarafından belgelerin UYAP üzerinden kontrolü talebimiz kabul edilmesi üzerine en son eklenen evrak ve işlemlere UYAP üzerinden bakıldığında dosyada var olan maktul ve müştekilerin öğrenilmesi amacıyla sunulan talep sonucunda dosyadaki maktullerin Abdülhakim Tanrıverdi, Abdullah Düşkün, Abdurrahman Güzel, Abdurrahman Yılmaz, Ahmet Berek, Ali Karagöz, Emin Savgat, Emin Karatay, Hediye Erbil, İhsan Arslan, Mahfuze Sezgin, Mehdiye Budak, Mehmet Elçi, Mehmet Turay, Mehmet Acar, Mehmet Sezgin, Mustafa Aydın, Mümine Yanık, Rabia Tanrikulu, Selami Çiçek, Yusuf Şahin olduğu; mağdurların ise Abdulvahap Timurtaş, Abdurrahman Bilik, Ahmet Bulmuş, Enver Akın, Hasan Baykura, İlhan Bilir, Kemal Mübariz, Nadir Nayci, Ömer Sulmaz, Ramazan Bilir olduğu görülüyor.
Kemal Mübariz’in mağdur sıfatı ile kayıtlı olduğu dosyada, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 29 Haziran 2022 tarihinde 2014/1859 soruşturma dosyası üzerinden Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine “Herhangi bir şüpheli tespit edilip edilmediği, edildi ise yapılan işlemler, şikayet olup olmadığı olmuşsa yapılan işlemlerin,” araştırılması için müzekkere yazdı. Bu araştırma işlemleri için maktül yakınları ile görüşülmesi ve yardım alınması istendi. Savcılıktan edinilen bilgilere göre dosyada henüz bir daimi arama kararı ya da bir ayırma kararı bulunmamaktadır.
Dosyada en son 25 Ocak 2022 tarihinde Abdulhamit Düdük’ün öldürülmesi olayında elde edilen suç eşyalarının Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bilgisi Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2015/47 dosyasınca bildirilmiştir. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.