Ramazan Akti
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 7 Ara 1994
- Meslek
- Bilinmiyor
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 10
- Olay Özeti
YAKAY-DER kayıtlarına göre Aşağı Yavşan köyünde ikamet eden Abdülkerim Aktı, 21 Kasım 1994 tarihinde Şırnak’ın İdil ilçesinde gözaltına alındı. Amcası Ramazan Aktı, gözaltına alındıktan 11 gün sonra serbest bırakılan Abdülkerim Aktı’yi almak için İdil’e gitti. Abdülkerim Aktı ve amcası Ramazan Aktı birlikte ikamet ettikleri Aşağı Yavşan köyüne gitmek için çarşıdan ticari bir taksiye bindi. Taksiye binmelerinin ardından ikisinden de bir daha haber alınamadı. Aile eve dönmeyen yakınlarını bulmak için İdil Cumhuriyet Savcılığına ve Cizre Cumhuriyet Savcılığına başvurduysa da sonuç alamadı.
7 Aralık 1994 tarihinde Ramazan Aktı ve Abdülkerim Aktı’nin cansız bedenleri, elleri arkadan bağlı bir şekilde Midyat ilçesi, Yayvantepe köyü, Derik mezrasında arazi araması yapan askerler tarafından bulundu. Cenazelerin otopsisi yapıldı ve olay yeri tespit tutanağı düzenlendi. Otopsi tutanağında Abdülkerim Aktı’nin ölüm nedeni olarak silahla kürek ve köprücük kemiğinden, Ramazan Aktı’nin ise başından vurularak öldürülmesi olduğu belirtildi. Olay yerinde 18 adet boş kovan bulundu. Bedenler askerler tarafından üzerlerinde kimlik bulunamadığı ve kim oldukları tespit edilemediği gerekçesiyle defin için Yayvantepe köyü muhtarına teslim edildi. Yayvantepe köyünde iki cenazenin bulunduğunu haber alan Ramazan Aktı’nın oğlu cenazeleri teşhis ederek 8 Aralık 1994 tarihinde teslim aldı ve köyünde defnetti.
- Konum
Enlem: 37.415148
Boylam: 41.37343
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Midyat
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Ara 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 60
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
Abdülkerim Aktı ve Ramazan Aktı’nin öldürülmesiyle ilgili olarak 8 Aralık 1994 tarihinde jandarma komutanlığında Ramazan Aktı’nin oğlunun ifadesi alındı. Abdurrahman Aktı ifadesinde babasının ve amcaoğlunun İdil ilçesinden geri dönmediklerini, bunun üzerine Cizre ve İdil Cumhuriyet Savcılıklarına müracaatta bulunduklarını belirtti.
Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1994/620 hazırlık numarası ile soruşturma açıldı. Dosya 1994/136 sayılı görevsizlik kararıyla 22 Aralık 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Görevsizlik kararı verilmesi öncesinde Midyat İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen kanaat yazısında ve Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen görevsizlik kararında delil gösterilmeksizin, kaybedilen kişilerin “Terör örgütü tarafından öldürüldüğünün anlaşıldığı,” belirtildi ve kaybedilen kişilerin “Örgüte yardım ve yataklık etmekteyken örgüt ile ilişkilerini kesmiş olmaları,” öldürülme sebebi olarak gösterildi.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27 Ocak 1995 tarihinde Abdülkerim Aktı ve Ramazan Aktı hakkında 1995/207 hazırlık numarası ile daimi arama kararı verildi. Bu kararın ertesinde Midyat Jandarma İlçe Komutanlığı ve Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Savcılık arasında geçen 1994-2013 yılları arasındaki yazışmalarda aynı fikir benzer cümlelerle ifade edildi, ancak pratikte faillerin bulunması açısından sonuç alınamadı. Soruşturma faaliyeti bu yazışmalardan ileri gitmedi. Olay mahalinde bulunan ve 7 Aralık 1994 tarihinde zapt olunan bir adet kalaşnikof mermi çekirdeği ile ilgili ilk ekspertiz raporu, bulunduktan yedi yıl sonra, 14 Şubat 2001 tarihinde düzenlendi.
Abdülkerim Aktı’nin diğer oğlunun ifadesi ilk kez Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2004/81 numaralı talimatıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığınca 10 Haziran 2004 tarihinde alındı. Aktı ifadesinde 1994 yılında tarihinden emin olmadığı bir akşam eve döndüğünde ailesinden, babası Abdülkerim Aktı’nin asker giyimli kişilerce sivil bir araç ile götürülmüş olduğunu öğrendiğini ve bundan bir süre sonra da babasının cenazesinin bulunduğunu belirtti.
23 Mayıs 2003 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesinde adı bulunan, 1990-2003 tarihleri arasında kaybedilen/faili meçhul cinayete kurban giden 40 maktulden biri de Abdülkerim Aktı idi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2003/4523 sayılı yetkisizlik kararından sonra dosya Mardin Cumuriyet Başsavcılığına, burada verilen 2003/385 sayılı 26 Aralık 2003 tarihli yetkisizlik kararı ile de Midyat Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Aynı dosyanın Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığında açılmış bulunmasından dolayı 5 Mart 2004 tarihinde birleştirme kararı verildi.
1995/207 hazırlık numarasıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK’nın 10. Maddesi ile Görevli) tarafından yürütülen soruşturma, 6526 sayılı yasanın 19. maddesi ile TMK 10. MaddeSİ ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi nedeniyle, 2014/9552 numaralı yetkisizlik kararı ile Midyat Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Aile 22 Temmuz 2005 tarihinde 5233 sayılı yasanın tanıdığı olanaklar çerçevesinde Mardin Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığına tazminat başvurusunda bulundu. 5 Şubat 2007 tarihli 2007/2-4936 numaralı kararla Aktı ailesine tazminat ödendi.
Temmuz 2023 itibariyle yapılan incelemeye göre, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığında Abdulkerim Aktı’nin zorla kaybedilmesine ilişkin olay ile ilgili 2014/1067 soruşturma numaralı dosya bulunmaktadır. Bu dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Dosyada Ramazan Aktı ve Abdulkerim Aktı bulunmaktadır. Bu kişiler dosyada maktul sıfatı ile bulunmaktadır. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12 Nisan 2016 tarihinde 2014/1067 numaralı dosyada “Bu eylemi gerçekleştiren şüpheli veya şüphelilerin kimliklerinin tespiti için yapılan tüm araştırmalara rağmen belirlenmesinin mümkün olmadığı, suçun 1994 yılında işlendiği, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan yasa maddesinin uygulanacağının düzenlendiği, bu haliyle 765 Sayılı TCK ile 5237 Sayılı TCK’nın karşılaştırılmasında, dava zamanaşımı süreleri yönünden 765 Sayılı TCK’nın daha lehe olduğu, ceza miktarı ve dava zamanaşımı süresi bakımından en üst haddin 765 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde düzenlenen suç olduğu ve bu suç için düzenlenen dava zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK’nın 102/1 madde ve fıkrası uyarınca 20 yıl olduğu anlaşılmakla; Yapılan tüm araştırmalara rağmen şüphelilerin tespit edilemediği, 20 yıllık dava zamanaşımı süresinin 01/12/2014 tarihi itibariyle dolduğu olay hakkında dava zamanaşımı süresinin dolması nedeni ile kamu adına, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verilmiştir.” (Karar no: 2016/655 Karar Tarihi: 12.04.2016)
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğ edilmiş ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karara herhangi bir itiraz yapılmamıştır. BilgilerTemmuz 2023 itibariyle günceldir.